We have 44 guests online
Banner
Basına ve Kamuoyuna: Milli Parkıma Dokunma!

kaplikaya vadisi k

Basın ve Kamuoyuna;

28 Temmuz 2012

Milli Parkıma Dokunma!

Milli Parklar, insan müdahalesine izin verilmeyen doğaya bırakılmış alanlardır. Milli park sınırları içinde yerleşim ve konaklama birimi bulunmaz. Milli parklarda korucuların küçük kulübeleri ve askeri bakımdan zorunlu tesislerin dışında başka bina, otel ve tesis bulunmaz. Günübirlik ziyaretler ve kısa süreli çadır kampları dışında milli parklarda turizme izin verilmez, ticari iş ve işlemler yapılmaz. Milli parkları, korucular denetler. Ziyaretçiler, korucuların denetim ve gözetimi altında olduklarının farkındadır.

Milli Parklar Kanunu, yukarıdaki sınırlamaların yanında koyun otlatmayı da yasaklar. Kanun yasaklar ama Bursa’nın ünlü Uludağ Milli Parkı, sanki bu ülkede değildir. Kanun, devlet eliyle uygulanmaz. Devlet organlarının yönlendirmesi ve projelendirmesiyle Milli Parklar Kanunu’na aykırı iş ve işlemler yapılır. Bu haliyle Uludağ Milli Parkı, ülkemizdeki diğer milli parklara kötü örnek haline getirilmiştir. Siyasi iktidar sahiplerinin gözünde bu kötü değil iyi örnektir.

Devleti yönetenler yıllar önce turizm yatırımcılarıyla kol kola Milli Parklar Kanunu’nu deldiler. Uludağ Milli Parkı’nda ruhsatlarında odun deposu, kayak odası gözüken yerlere devasa oteller kurulmasına göz yumdular. Bu ruhsatsız otellere yasalara aykırı da olsa 49 yıllık kullanım izni verdiler.

Kurdun, kuşun suyuna göz diktiler. Uludağ Milli Parkı’nın gözlerden uzak engebeli alanlarında onlarca su kaynağını Milli Parklar Kanunu’na aykırı olarak su şirketlerine kiraladılar. DOĞADER olarak bunların yerlerini belirlerdik. Kaynakların kapatılması için yasal süreci başlattık.

Yetmedi.

Read more...
 
Sermayenin İki Yüzü, BANKALAR

karacam_hes_sekerbankSermayenin iki yüzü... Bir yandan ekoloji temalı çalışmalar yapıp insanların gözünü boyarken diğer yandan ekolojiyi katleden yatırımlara kaynak sağlamak. Bu ikiyüzlülüğü de ancak kapitalizm yapabilirdi.

Burada anlatılanlar diğer bankalar için de geçerli. Özellikle bildiğiniz büyük bankalar için...

http://www.e-skop.com/skopbulten/su-kaynaklarinin-kamusal-sanat-ekrani-fonunda-ozellestirilmesi/825#_edn2

Read more...
 
Klimalar bizi serinletirken dünyamızı ısıtıyor

klima-iklim-degisimi

Read more...
 
Türkiye'de Geliştirilen Mısır Tohumu Verimi Yüzde 50 Artırıyor - Tohum GDO'lu değil

gdo_suzGDO üreticileri, GDO'ları açlığa çözüm olarak öne sürerek üretimi arttırdığı konusunda gerçekle ilgisi olmayan açıklamalarda bulunurlar. Oysa gerçekte GDO'ların üretimi arttırmadığı biliniyor. Türkiye'de ise GDO'suz doğal yöntemlerle geliştirilen yeni mısır tohumunun verimi % 50 arttırdığı açıklandı.

DOĞADER

12 Haziran 2012 - Türkiye'de Mühendislerinin Geliştirdiği Mısır Tohumu Verimi Yüzde 50 Artırıyor.

Adana’nın Ceyhan ilçesinde Yüksek Ziraat Mühendisi Mehmet Ali Türkay'ın geliştirdiği mısır tohumu, bilim insanlarından tam not aldı. Tohum, Çukurova Bölgesi'nde ikinci ürün ekiminde büyük avantaj sağlıyor. Normal tohumlar, dönüme 500 ile 800 kilo arasında ürün verirken, yeni geliştirilen mısır tohumu, ikinci üründe dönüme 1100-1200 kilo, birinci üründe ise 1200-1500 kilo ürün veriyor.

Read more...
 
Video: Şişelenmiş Suyun Hikayesi

 

Read more...
 
Basına ve Kamuoyuna: Nükleer Santrallerden VAZGEÇİN - Bursa NKP - 12 Haziran 2012

Bursa_NKP_BA_20120612

DOĞADER'in de üyesi olduğu Bursa Nükleer Karşıtı Platform, nükleer santral konusundaki son gelişmeler ve 16 Haziran 2012 günü Mersin'de yapılacak NKP Kongresini halka duyurmak amacıyla bir basın açıklaması düzenledi. Platform bileşenlerinin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, "Nükleer enerjiden vazgeçin"  teması vurgulandı.

DOĞADER

Basına ve Kamuoyuna;

12 Haziran 2012

NÜKLEER ENERJİDE TÜRKİYE GERÇEĞİ

nukleer_karsiti_basin_aciklamasiDünya genelinde nükleer ile elde edilen enerjiye baktığımızda payının yüzde 6’lar seviyesinde olduğunu görüyoruz. 2011 yılı itibariyle dünyada faal nükleer santral sayısı 443 adet ve yapım aşamasında olan 62 nükleer santral var. Yapım aşamasındaki reaktörlere baktığımızda üretim biçimindeki farklılaşan yapı, emek ve enerji yoğun sektörlerin çevre ülkelere kaydırılması sonucu, enerji yoğun tüketimlerinin de etkisiyle özellikle Rusya, Hindistan ve Çin’ de önemli oranda nükleer santral yatırım planı yapılmakta. Dünya genelinde çok küçük paya sahip olan bu enerji kaynağından elde edilen enerjide yaşanan sorunlar, ortaya çıkan sağlık, çevresel ve mali tablo çok ağır olurken, bu enerji kaynağı kullanılmadığı durumda  kazanımlar çok büyük olacaktır.

Nükleer Santrallere itirazlar Kirli Teknoloji, Yüksek Maliyetler, Kaza Riskleri, Dışa Bağımlılık, Kaynak sorunu, Atık sorunları başlıklarında toplanmakta.

Geç Olmadan Nükleer Santral Kurma Israrından Vazgeçin,

26 Nisan 1986 gecesi, Ukrayna ve Beyaz Rusya sınırında Çernobil Nükleer Enerji Santrali‘nin 4. Reaktörü‘nde gerçekleşen patlama sonrası radyoaktif bulut, ağır ağır bölgenin üzerine yayılmıştı. Açığa çıkan radyasyon Dünya Sağlık Örgütü‘nün (WHO) açıklamalarına göre Hiroşima ve Nagazaki‘ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat fazlaydı.

Geçen yıl Japonya‘da gerçekleşen Fukuşima Nükleer Santral Kazası‘nın seviyesi Japon Nükleer Güvenlik Ajansı tarafından Çernobil Felaketi‘nin seviyesi olan 7. seviye olarak açıkladı. Çernobil Nükleer Santral Kazası‘ndan tam 25 yıl sonra, Çernobil büyüklüğünde bir kaza gerçekleşmiş oldu. Onca para, teknoloji, onca şirket Fukuşima‘da olan şeyi öncesinde hesaplayamamıştı. Bugün insanlık dünyanın dört bir yanına yayılmış nükleer santrallerin birinden kaza haberi gelecek diye diken üstünde.

Read more...
 
Basına ve Kamuoyuna: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Bildirisi - DOĞADER

dogader logo kucuk

Basına ve Kamuoyuna;

5 Haziran 2012

5 Haziran Günü “Dünya Çevre Günü” olarak kabul edilmiştir. Her zaman olduğu gibi 2012 yılının 5 Haziran gününde de çevre adına pek çok etkinlikler düzenlenecek. Mücadele değil, şenlik boyutunda olan bu etkinliklerin çoğu amacından saptırılmış, çevre korumasına hizmet etmeyen, toplum bilincinde yanılsama yaratmaya aday etkinlikler olacak!

Gereksiz tüketilen her türlü ürünün, enerji israfına ve gereksiz kirliliğe neden olduğu bildiği halde  “Satışımı nasıl daha fazla arttırırım?” kaygısında olan pek çok şirket, aslında nasıl çevreci olduklarını! kanıtlamaya çalışacak!

Su tasarrufunu öne çıkarmak isteyen “bulaşık makinesi” üreticisi, makine kullanıldığında ortaya çıkan enerji gereksinimin küresel ısınmanın asıl nedeni olduğundan asla bahsetmeyecek.

Read more...
 
«StartPrev12345678910NextEnd»

Page 10 of 61