Banner
Anadolu ve Dünyadan Yaşam Savunucularının Mücadeleleri
Yaşamı Savunanlar İstanbul'da Buluşuyor, Mücadeleler Birleşiyor 7-8 Ocak 2012 Print E-mail

DOĞADER'in de üyesi olduğu STHP (Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu) yaşam alanları üzerinde sermayenin sınırsız talanına karşı mücadele veren yaşam savunucularını 7-8 Ocak 2012 tarihinde İstanbul'a davet ediyor.

Geniş bir ekiple katılacağımız toplantılarda DOĞADER, yaptığı mücadeleleri diğer katılımcılarla paylaşma ve ortaklaştırma çalışmaları yürütecek.

YAŞAM ALANLARINI, YAŞAMI SAVUNANLAR BULUŞUYOR
MÜCADELELER BİRLEŞİYOR

sthp_20120107-08

Bizler,

Kapitalizmin saldırısına karşı; Hopa’dan Saklıkent’e, Fındıklı’dan Yuvarlakçay’a, Çağlayan’dan, Solaklı-Karaçam-Köknar’dan Erzurum Tortum’a, Munzur’dan, Peri’den İkizdere’ye, Tonya’ya, Hasankeyf’den Allianoi’e, Sinop Gerze’ye Anadolunun kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar doğayı, dereleri, meraları, ormanları, tarım alanlarını,  yaşamı, sağlığı, eğitimi, emeği ve kültürleri savunanlarız.

Su kullanım hakkı anlaşmaları, enerji üretim lisansları ile nehir tipi HES (hidroelektrik santral)’ler ve barajlar ile suyu dere yatağından, doğadan koparıp tutuklayarak sermaye birikimine sokanlara,  yaşam alanlarını yok etmek isteyenlere karşı;

Peri Suyu için yapılmaya çalışılan HES’lerde olduğu gibi, şirketin güvenliğini sağlamak amacıyla, vadi boyunca köylülerin meralarında ve orman alanlarında inşaa edilen güvenlik karakollarının kural tanımadan doğayı tahrip etmesine, ormanları yok etmesine karşı,

Sivaslılar Köyü’nden Çorlu’ya, Ünye’den Çanakkale’ye Gerze’ye kadar dağlarda, kıyılarda, vadilerde, tarım arazileri üzerinde, termik santraller, çimento fabrikaları, taşocakları, organize sanayi bölgeleri ve liman-tersaneler kurarak yaşam alanlarını ve havzaları ortak olarak kullananlara, ticarileştirenlere karşı;

Mersin’den Sinop’a, İğne ada’ya ve Malatya’ya kadar yapımı planlanan nükleer santrallere, nükleer silahlara, füze kalkanlarına karşı;

 

Read more...
 
Solaklı Halkı Yaşamı ve Geleceğini Savunuyor Print E-mail

 Solakli_HES_direnis_20111104Solaklı Vadisi köylüleri, kar yağışına rağmen gece gündüz nöbet tuttarak Jandarma korumasında gelen HES'çilere karşı vadisini savundu. Vadide 36 HES projesi planlanmış durumda.

Trabzon´un Çaykara ilçesinden geçerek Of ilçesinde Karadeniz'e dökülen Solaklı Deresi üzerinde Karaçam Beldesi yakınlarında yapılması planlanan Hidro Elektrik Santrallere (HES) karşı çıkan yöre halkı önce jandarmayla tartıştı daha sonra HES şirketinin elemanlarının saldırısına uğradı. Olay sonrası saldırganlara hiçbir müdahalede bulunulmazken 3 köylü vatandaş jandarma tarafından gözaltına alındı.

Büyükdere ve Dumlu Deresi üzerinde kurulması planlanan Derebaşı HES projesi için ise daha önce köylüler dava açmıştı. 23 Eylül'de iş makinaları vadiye indirilmek istenmiş, köylülerin direnişini kırmaya çalışan Jandarma ve köylüler arasında çıkan arbedede 2 jandarma ile 7 köylü yaralanmış, 6 köylü ise gözaltına alınmıştı.

Solaklı Vadisini canına dişine takarak savunan, doğal alanlarada yaşanacak yıkıma geçit vermeyen yöre halkına ve Derelerin Kardeşliği Platformuna kutluyoruz. DOĞADER, yaşamı savunmak için direnelerin her zaman yanında olacaktır.

DOĞADER

Solaklı yolunda HES barikatı

03 Kasım 2011 -  Solaklı Vadisi’nde köylülerin karşı çıktığı HES projesinde şantiye çalışmalarını başlatmak için bölgeye jandarma ve polis eşliğinde araçlar gönderildi. Durumdan haberdar olan köylüler de yola inerek barikat kurdu. Son bilgilere göre üç kişi önce "üzerinde bomba olabileceği şüphesi" ile gözaltına alındı. Gözaltılar daha sonra serbest bırakıldı.

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=40709

Solaklı halkı HESlere karşı direnişini sürdüyor

04 Kasım 2011 - Solaklı Deresi Karaçam Beldesi Yakınlarında yapılması planlanan Hidroelektrik Santrallere (hes) karşı çıkan yöre halkına Hes şirketinde çalışan işçileri saldırdı. Saldırıda bazı vatandaşlar yaralandı. Direnen köylülerle Jandarma arasında yer yer tartışmalar yaşandı.

http://www.rizenabiz.com/default.asp?page=newsdetails&news_id=142

 
Basına ve Kamuoyuna: Gerze Direnmeye Devam Edecek Print E-mail

Basına ve Kamuoyuna;

yegepBugün burada, sermayenin türlü oyunlarına inat, Yaykıl köyünde yaşanan direnişe  ilişkin doğruları ve yalnızca doğruları duymak halkımızın hakkıdır diye bir araya gelmiş bulunuyoruz. Devletin kolluk kuvvetlerini de arkasına alan Anadolu grubu sermaye gücünü kullanarak toprağını, havasını, suyunu korumak amacıyla panzerlerin altına yatan, gaz bombalarına, tazyikli suya ve joplara maruz kalan halka acımasızca saldırmıştır.

Yaşananlar göstermiştir ki vergilerimiz, bir avuç rantiyenin, holding patronunun, işbirlikçinin elinde bizlere gaz bombası-cop, kıyım, zulüm olarak dönmektedir. Devletin ambulansları halkın sağlığını korumak yerine polisin tükenen gaz bombası stoklarını takviye etmek üzere kullanılmıştır. Kendilerine "Anadolu'nun Gururu" diyenlerin hiçbir şekilde hukuk tanımadan toprağımızı nasıl işgal ettiğini; kendilerine "Anadolu'nun Birikimi" diyenlerin hayatlarımızı nasıl da talan ettiğini anlatmak için buradayız.

Gerze'de yaşananın adı sadece ve sadece ustalık döneminin ürünüdür. Anadolu Grubu, arkasında hukuk tanımayan sermayesinin gücüyle, yaşam alanlarının talanına imza atan AKP hükümetinden aldığı destekle, yaşam hakkına sahip çıkan Gerze- Yaykıl halkına devletin jandarması – polisi eliyle zor kullanmış; kirli enerji pazarlıkları için neleri gözden çıkarabileceğini göstermiştir. Her şey kar hırsı için...  Kıyım, zulüm, işkence... İşte Sermaye!

Ama yağma yok! Direnenler olarak diz çökmedik! 6 Ağustos'tan bu yana gözünü kırpmayan, çadır nöbetleriyle gece-gündüz demeden direnen bizler, lüks otellerdeki holdinglerin iftarlarına inat, direniş çadırlarında hep beraber halkın iftarını paylaşanlar sermayenin
oyununu bozduk.

Bizler, Gerze'de zulme inat direnişi, hukuksuzluğa inat haklı ve meşru mücadeleyi, sermayenin zoruna inat dayanışmayı, termiğe inat yaşamı seçenlerin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırdık.

Toprağına, havasına, suyuna sahip çıkanları, suyun ticarileştirilmesine, derelerin sermayeye peşkeş çekilmesine direnenleri, köyünü maden çöplüğü yaptırmak istemeyenleri, ormanına sahip çıkanları, kentini zenginlere teslim etmeyenleri bu mücadeleye omuz vermeye ve direnişin tüm Türkiye' de ortaklaştırılmasına davet ediyoruz. Dün Loç'ta, Hopa'da, Fethiye'de, Antalya'da, Hasankeyf'te, Senoz'da, Munzur'da, Tortum'da bugün Gerze'de ülkemizin her yanında yaşamı hiçe sayan enerji santrallerine karşı direnenler, talana karşı umudu yeşerttiler.

Bu mücadele içinde bulunan mücadeleye omuz veren Hopalıları, Loçluları, Munzurluları, Dereler Özgür Akacak Diyen Karadenizin Evlatlarını Ülkemizin her yanında yaşam ve doğa mücadelesi veren tüm dostları SAYGIYLA SELAMLIYORUZ!!

Sevgili dostlar, değerli basın emekçileri:
Gerze- Yaykıl köyünde birkaç aydır hukuk yok!
Neden?

Read more...
 
Yeni Bir HES Zaferi Daha: Artvin Borçka Taşköprü HES'e Mahkemeden İptal Kararı Print E-mail

DKP_HES_mitingYurdun dört bir yanında su kullanım haklarını satın alarak yapımına başlanan HES-Hidro Elektrik Santrallerine karşı yöre halkının mücadelesi bir zafere daha imza attı.

Borçka, Artvin’in şirin bir ilçesi. Borçka'ya bağlı Aralık Köyü yakınlarındaki TG Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapımına başlanan Taşköprü Regülatörü ve HES projesi için Çevre ve Orman Bakanlığı'nın verdiği "ÇED Gerekli Değildir" kararına karşı köylülerin Nisan 2009’da açtığı ‘iptal’ davası yöre halkının zaferiyle sonuçlandı.

ÇED - Çevre Etki Değerlendirme Raporu, yapılacak yatırımın çevreye olan etkisini araştırmak için özel şirketlere hazırlatılıyor. Bu ticari ilişkiden doğan raporların hemen hepsi olumlu görüş sunuluyor. Raporların %98,5 gibi büyük kısmında proje gerçekleştiğinde hiçbir çevre sorunu yaratmayacağı savunuluyor. ÇED Raporları, yatırımcı için bu kadar rahat alınan bir rapor olduğu halde Çevre ve Orman Bakanlığı bazı projelerde "ÇED Gerekli Değildir" belgesi verebiliyor. Böylelikle yatırımcı firma ÇED süreçlerinden kurtarılıyor.

Borçka'da HES'lerin doğaya verdiği yıkıma yıkıma karşı mücadele eden başta yöre halkı olmak üzere Derelerin Kardeşliği Platformu'nu ve platformun gönüllü avukatlarını yürütenleri mücadeleden dolayı gönülden kutluyoruz. Emeğinize, yüreğinize sağlık...

DOĞADER

Rize İdare Mahkemesi’nden HES’lere Bir Gerekçeli İptal Kararı Daha… Bakanlık, Yasa ve Yönetmeliklere Aykırı Olarak ‘ÇED Gerekli Değildir’ Kararı Veremez…

Bir An Önce Bu ‘Gaflet ve İhanet’ Projeleri Durdurulmalıdır!

Mahkeme, Çevre ve Orman Bakanlığı Tarafından Borçka Aralık Köyü’ndeki Taşköprü HES Projesi için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının ‘Açıkça Hukuka Aykırı Olduğu’ sonucuna vardı.

Read more...
 
Hopa'da Yaşanan Olaylar Üzerine Halkın Avukatları Basın Açıklaması Yaptı Print E-mail

Hopa`da HES maskesi altında derelerin satılmasına ve çay üzerine oynanan sömürüyü protesto etmek için "Karadenizin asi çocukları çayına ve suyuna sahip çıkıyor" pankartı asılırken başlayan polisin gazlı müdahalesi ve basın açıklaması için toplanan halka saldırması sonucu yaşanan olaylara ilişkin "Hopa Halkı Avukatları" bir basın açıklaması yaptı.

BASINA VE KAMUOYUNA

Bilindiği üzere 31.05.2011 günü Hopalıların demokratik taleplerini içeren basın açıklamasının arkasından gelişen hukuksuzluklar o günden itibaren artarak şeklinde sürdürülmektedir.

Olay günü gecesinden başlayarak Hopa`da tam bir insan avı başlatılmıştır. İlk baskın gece saat 12:30 sıralarında Hayde Cafe isimli bir işyerine yapılmış olup, işyeri sahibi de dahil olmak üzere orada buluna müşterilere özel harekat timleri tarafından yoğun şiddet uygulanmış, tüm bu kişiler yerlere yatırılarak kafalarına postallarla basılmak suretiyle aynı zamanda coplar tekmelerle darp edilerek gözaltına alınmıştır. Bu muameleye maruz kalan bu kişiler arasında % 90 oranında zihinsel engelli olan Erkut Kibar da bulunmaktaydı.

Tüm bu hukuk ve insanlık dışı uygulamalar işyerine ait güvenlik kameralarınca kayıt altına alındığı halde, baskını gerçekleştiren birimler, güvenlik kamera kayıtlarının bulunduğu bilgisayar kasası ve güvenlik kamerası hard diski  ve tüm dijital eşyaları yasa dışı olarak  habersiz bir şekilde almışlardır.

Read more...
 
Nükleer'de ÇED Muafiyeti Print E-mail

Hükümet, Japonya'daki nükleer felakete rağmen nükleer santrallere Çevresel Etki Değerlendirmesi muafiyeti uyguluyor.

Konu ile ilgili Tarım Orkam-Sen tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

43_10_44_59"Japonya'daki deprem ve tsunami sonrasında yaşanan nükleer felaketin etkileri bütün dünyayı sarıyor. Japonya uzun süre durumun kontrol altında olduğunu söylese de nihayetinde Çernobil’den daha büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu kabul etti. Fukushima Daiichi nükleer santralinin 30 km çevresindeki yerleşim yerleri boşaltıldı, birçok ülke Japonya’da ithal edilecek sanayi ürünlerine ve tarım ürünlerine yasaklama veya sınırlama getirdi. Bölgede yüzyıllar boyunca yaşamak mümkün olmayacak, tarımsal üretim ve deniz ürünlerinin tüketimine izin verilmeyecek.

Read more...
 
HEMA Bartın'dan Defol - 16.04.2011 Basın Açıklaması (İst) - 22.04.2011 Miting (Bartın) Print E-mail

hema_defolBartın’ı Seviyorsan Sahip Çık

Termik Santral’e Dur De.

Anneni Babanı Eşini Dostunu Kardeşini öğrencini Al

16 Nisan da HEMA önüne,


22 Nisan’a BARTIN’a gel.


BİZ BARTINLILAR TERMİK SANTRAL İS-TE-Mİ-YO-RUZ!

http://www.facebook.com/event.php?eid=144838922250407

Karadeniz'in en güzel illerinden olan Bartın’ımız, memleketimiz, etrafa zehir saçan, yaşamı yok eden, insanları kanser eden termik santrale kurban edilmek isteniyor.

Amasra’mızın ve Bartın’ımızın doğal, kültürel ve tarihsel önemi ve değeri paha biçilemez, Biz balığımızı, mancarımızı, fındığımızı, yaşam kaynağı balımızı üreten arılarımızı, ünlü çileğimizi, gür ormanlarımızı, masmavi denizimizi, kavşak suyumuzu termik santrale kurban etmek istemiyoruz.

Elektrik üreteceği ve işsizliğe çare olacağı bahanesi ile yanı başımızdaki Çatalağzı'nın durumu ortadayken; Çatalağzı termik santralinin külleri denizimizi ve havamızı kirletirken onun kat kat daha büyüğünün cennet Bartın'a, Amasra'ya yapmak isteyen HEMA A.Ş yalan söylemeye Bartın halkını kandırmaya devam ediyor.

Yatağan termik santralini davullarla karşılayan Yatağan halkı şimdi hastalıktan kırılırken, memleketlerinde yaşayamayacak hale gelmişken, Yatağan'da hiçbir bitki yetişmezken Çevre ve Orman Bakanlığının ve HEMA A.Ş nin hala Bartın'a termik santral yapmakta ısrar etmesi ve termik santrali övmesini kabul etmiyoruz.

Bizim atalarımız madencidir. Madencilerimizin yıllardır boğuştukları KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı – Meslek Hastalığı) yetmezmiş gibi kansere, kronik astıma, solunum yolu ve iç hastalıklara davetiye çıkaran

TERMİK SANTRALE EVET DEMEK ÖLÜME VE BARTIN’IN YAĞMALANIP YOK EDİLMESİNE EVET DEMEKTİR!!!

TERMİK SANTRAL ÖLDÜRÜR!!!

Evimizi barkımızı temelli terk etmemize neden olacak Yasalara, mevzuata, tüm mevcut planlara aykırı olan ve Bartın’ımızda hayatı bitirecek olan
BU TERMİK SANTRALİ YAPTIRMAYACAĞIZ

Biz İstanbul da yaşayan Bartınlılar olarak Bartın’a sahip çıktığımızı göstermek için 16 Nisan Cumartesi günü saat 13:00’ te Ayazağa Metro İstasyonun önünde buluşup HEMA A.Ş. ye termik santral istemediğimizi haykıracağız.

Ve ocağımızı söndürmek isteyenlere, bizlere yalan söyleyenlere ve Bartın’da yaşamı yok etmek isteyenlere karşı haykıracağız!

Sen de Gel, hep birlikte Bartın’a Sahip Çıkalım

Mitinge Katılım ve Destek İçin:
Ergin BOZKURT: 0 506 337 76 37 – Diren Cevahir ŞEN: 0 505 369 73 24
Bulut DÖNMEZ: 0 541 568 55 74

 
Panel: Bergama’da Çevre - 7 Nisan 2011 15:30 Print E-mail

panel07 Nisan 2011 günü saat 15:30'da Bergama Haluk ELBE toplantı salonunda "Bergama'da Çevre" konusu ele alınacak. Oturumunu mücadelemize yıllardır bıkmadan usanmadan destek veren Prof. Gürel NİŞLİ yönetiyor. Yine bize yıllardır ışık tutan Prof. Ümit ERDEM ve arkadaşları katılıyor.

LÜTFEN Proğramı izleyelim, kaçırmayalım.

HALUK ELBE TOPLANTI SALONU (Bergama)
Çevre-Environment
Oturum Başkanı:Gürel NİŞLİ

Ümit ERDEM – Nurdan ERDOĞAN
Tuğçe KALKAN – Burcu GÜRSOY
“Bergama’da Çevre”

Füsun KÖKALAN ÇIMRIN
“Küresel Sosyal Bir Hareketin Aktivistleri: Bergama Köylü Hareketi”

Soner YAĞLI
“Bir Direniş ve Karşı Direniş Olarak Bergama: Gündelik Hayat Kurgusunda Medyanın Toplumsal Bir Muhahefet Bilinci Oluştur(ama)masına Eleştirel Bir Değerlendirme”

Petek KOVANCI SHEHRIN
Sürdürülebilir Kent Planlaması İçin Bir Araç: Çevre Yönetimi ve Denetimi

(Bergama Kenti İçin Değerlendirme ve Öneriler)
Tartışma / Discussion

 
«StartPrev12345NextEnd»

Page 2 of 5