Banner
Cansuyunun Can Suyuna HES Print E-mail

HES'lerin enerji üretmek için yapılmadığını artık herkes biliyor. Yaşam alanlarını yok ederek girişilen yüzlerce HES projeleri tamamlansa bile var olan elektrik kapasitemizi %  6 oranında artışa neden olacak. HES'ler şirketler tarafından baraj gövdesinde biriken suya sahip olmak için yapılyor. Gerçektende HES yapımına girişen bir şirket, devletle ilk olarak Su Kullanım Hakkı Anlaşmsı yapıyor.

Avukatın Katılmadığı HES Keşfinde Hakim, “Hikaye Anlatma. Kısa Kes. Bu Davayı Niye Açtın Onu Anlat. Fazla Konuşma Atarım Seni. Hocaları Uçağa Yetiştireceğiz” Dedi, 67 Yaşındaki Kazım Delal, “Bu Davanın Sahibi Benim. Savunma Yapamazsam O zaman Davaya Ne Gerek Var? Hukukun Ne Anlamı Kalır” Diye Yanıtladı…

Yurttaş Kazım’dan HES’lere Karşı Hukuk Mücadelesi

Hidroelektrik Santrallere (HES) karşı ahırındaki ineğini satıp, bankadan kredi çekerek hukuk mücadelesi başlatan 67 yaşındaki Yurttaş Kazım’ın (Kazım Delal) HES mücadelesi devam ediyor.

Rize’nin, içme suyu havzası olarak ilan edilen ve kent merkezi dahil 9 belediye ile 26 köyün içme suyunun sağlandığı Salarha Vadisi üzerindeki Küçükçayır (Andon) Köyü sınırları içerisinde Ambarlık Enerji firması tarafından yapımı planlanan Ambarlık 1-2 Regülatörleri ve HES projesi için 2. kez keşif yapıldı.

Daha önce aynı proje için zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararına karşı açtığı davayı kazanarak, Bakanlığın kararını iptal ettiren Kazım Delal; yargı süreci devam ederken yine aynı Bakanlığın aynı proje için verdiği ‘ÇED Olumlu Raporunu’ da yargıya taşıdı.

Yurttaş Kazım ve arkadaşları tarafından Rize İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkeme, Bakanlığın verdiği ‘ÇED Olumlu Raporunun’ da ‘yürütmesini durdurarak’ bölgede Bilirkişi İncelemesi yapılmasına karar verdi.

Mahkeme kararıyla bölgede yapılması planlanan keşif için belirlenen 26 Ocak tarihinde bölgedeki yoğun kar yağışı nedeniyle Bilirkişi İncelemesi yapılamadı. İncelemenin yapılması için bu kez 20 Şubat tarihi belirlendi. Kar yağışı ve yaklaşık 1 metrelik kar kalınlığına karşın bölgede yapılmak istenen keşif, Kazım Delal’in Mahkeme ve Bilirkişi heyetine verdiği hukuk dersi ve itirazları sonrası yapılamayarak 17 Nisan 2012’ye ertelendi.

Mahkemenin belirlediği, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr.Ahmet Adem Tekinay, İzmir Yük. Tek. Ens. Müh Fak. İnş. Müh. Su Kaynakları Anabilim Dalından Doç.Dr. Alper Baba ve Çanakkale 18 Mart Ünv. Müh. Mim. Fak. Çevre Müh. Bölümünden Yard.Doç.Dr. Akın Alten’den oluşan Bilirkişi Heyeti, Mahkeme Heyeti ile birlikte sabah 09.00’da Rize Adliyesinden hareket ederek, Ambarlık HES’in yapılacağı Küçükçayır Köyü’ne geldi.

Çatum mevkiindeki Andon İçme Suyu Tesislerinin önünde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Şube Müdürü Dindar Ormanoğlu, Bakanlık ve il Müdürlüğü yetkilileri, HES yapımcı firmasının temsilcileri ve köylülerle bir araya gelen heyetler, Rize İdare Mahkemesi Hakimi Nihat Koçak’ın başkanlığında yapılan yemin töreninin ardından çalışmalarına başladı. Kazım Delal ve arkadaşlarının avukatlığını üstlenen Remzi Kazmaz ise Bilirkişi İncelemesine katılmadı.

Hakim’den Delal’e Baskı: “Hikâye Anlatma. Kısa Kes!”

Yağmur altında başlayan çalışmalarda Heyet Başkanı Koçak, ilk önce davacı Kazım Delal’e neden davacı olduğunu ve konuyu Bilirkişi Heyetine anlatmasını istedi. Delal’in konuyu ayrıntılarıyla anlatmasına sinirlenen Hâkim Koçak, mahkemeye sunulan gerekçe ve belgelerin dışında anlatımlar yapmasını istedi. 67 yaşındaki Kazım Delal, Bilirkişilerin konuyu ayrıntılarıyla bilmesi gerektiğini anlatmaya çalışırken Koçak, “Hikâye anlatma. Kısa kes. Bu davayı niye açtın onu anlat. Fazla konuşma, dışarı atarım seni. Hocaları uçağa yetiştireceğiz” şeklindeki ifadelerle çıkışarak, yüksek sesle uyarması, köylülerin ve Yurttaş Kazım’a destek vermek için keşfe katılan yaşam savunucularının tepkisini çekti. Kazım Delal ise heyecanlanmasına karşın sakinliğini koruyarak, “Sayın Başkan, bu davanın sahibi benim, ben açtım bu davayı. Savunma yapamayacak ve konuyu, şikâyetlerimizi anlatamayacaksam o zaman bu davaya ne gerek var? Neden geldik buraya o zaman? Hukukun ne anlamı kalır” diye karşılık verdi. Köylülerin ve yaşam savunucularının Hakim Koçak’ın Kazım Delal’e karşı sert tutumunu, ‘Hukuk ve bilim uçağa yetişmek için acele eder mi? Bir Hakimin davacıya karşı bu kadar aşağılayıcı şekilde davranması bilime ve hukuka uyar mı’ şeklinde eleştirirken, HES çalışanları ile HES karşıtı köylüler arasında kısa süreli gerginlikler yaşandı.

Can Suyunun Can Suyu!

Kazım Delal, mahkeme ve bilirkişi heyetine Ambarlık HES’e karşı neden dava açtığını anlatırken; önünde bulundukları Andon İçme Suyu Tesislerini göstererek, “Bu tesislerden vadiye yüzde 10 oranında can suyu bırakılmaktadır. HES firması ise hemen bu tesisin 200 metre aşağısında bir regülatör kurarak, bu can suyunu alacak ve yaklaşık 5,5 km’lik tünellerle HES’e taşıyacak. Bunu yaparken de dereye yine yüzde 10 oranında can suyu bırakacakmış. Allah aşkına, zaten deredeki su can suyu! Bunlar bunu alacak ve dereye can suyu bırakacak. Can suyunun can suyu olur mu? Bunu hangi bilim, hukuk, vicdan veya akıl kabul eder” diye sordu.

Buradaki konuşma ve anlatımların ardından Heyet, bölgede bulunan ve yüzyılı aşkın süredir şifa kaynağı olarak görülen Andon Ilıcalarının içmeler mevkiine giderek, kayaların içerisinden çıkan doğal maden suyunda incelemelerde bulundu.

Daha sonra yine Çatum mevkiinde bulunan Ambarlık-1 Regülatörü alanına giden heyet, daha önce çalışması başlatılan HES tüneli civarında inceleme yaptı ve bölgenin fotoğraflarını çekti.

Keşif çalışmaları sırasında, köylülerle çevreciler ve yaşam savunucularının Bilirkişi Heyetiyle görüştürülmemesi ve heyetin de buna dikkat edip köylülerden uzaklaşmaya çalışması da dikkat çekti.

İncelemeler sırasında gazeteciler ile köylülerin de fotoğraf çekmesi, ‘Hakim Koçak’ın talimatı’ olduğu gerekçesiyle jandarma ekipleri tarafından engellendi.

Heyet daha sonra, Ambarlık-2 Regülatörünün yapılması planlanan Paşaçukur deresi mevkiinde incelemelerini sürdürürken; köylüler heyete, dere boyunca patika yol dahi bulunmadığını ancak HES çalışmaları sırasında dinamitlerle yol açılmaya çalışıldığını anlattı. Civardaki endemik bitki türleri ile yöreye özgü şimşir ağaçlarının kesildiğini, dinamitlemeler sırasında peteklerdeki arıların kaçtığını anlatan Kazım Delal, söz konusu dere üzerinde 4 ayrı içme suyu projesinin bulunduğunu, dereden Andon İçme Suyu Tesislerine de takviye su alınmak istendiğini anlattı.

Hakim’den HES’çilere Akıl!

Küçükçayır Köyünün altından geçen su iletim tünellerinde de incelemelerde bulunan bu heyetin çalışması sırasında köylülerle HES çalışanları ve köy muhtarı arasında kısa gerginlik ve ağız sataşmaları yaşandı. Bu sırada Heyet Başkanı Hâkim Koçak’ın HES firması ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı yetkilileri ile sohbeti esnasında, dinamitlemeler ve HES çalışmaları sırasında civardaki evler ve arazilerde zararlar olup olmadığını sordu. Bakanlık yetkilileri bu yönde bazı şikâyetlerin olduğunu ancak oluşan zararların HES çalışmalarından önce mi, sonra mı olduğu konusunda net tespitler yapılamadığını anlattı. Bu sırada Küçükçayır Köyü Muhtarı Recep Ali Çil, HES çalışmaları nedeniyle köylerinde veya civarda herhangi bir hasar oluşmadığı, HES firmasının zaten bu yönde sigorta yaptırdığı ve hasarları karşıladığını ileri sürdü. Köy Muhtarının anlatımlarına sert tepki gösteren köylüler, köyde birçok evde hasarlar oluştuğunu, camların kırılarak, kirişlerin kesildiğini, arazilerde kaymalar olduğunu, HES yanlısı olduğunu ileri sürdükleri muhtar Çil’in heyeti yanıltarak yaşananları görmezden geldiğini iddia ettiler.

Bu sırada Heyet Başkanı Hâkim Koçak, Bakanlık yetkilileri ile HES firması yetkililerine, köylülerin tepkilerinin önlenmesi için meydana gelebilecek bu tür hasarların hemen giderilmesi ve telafi edilmesi yönünde anlatımlarda bulunması da köylüler tarafından, ‘Hâkim HES’çilere akıl veriyor’ şeklinde tepkiyle karşılandı.

Tepkiler devam ederken Heyet, Ambarlık HES binasının yapılması planlanan Ambarlık Köyü’ndeki alanda incelemelerini sürdürerek, tamamladı.

Heyetin, yaklaşık 7 km’lik bir alanda 2 saat içerisinde, hızlandırılmış bir şekilde çalışmalarını tamamlamasına tepki gösteren Yurttaş Kazım, “Bilimi ve hukuku uçağa yetiştirmek için hızlandırılmış bir şekilde bilimsel ve hukuksal bir çalışma yapıldı. Neredeyse hepimiz strese girdik” diye konuştu.

Mahkeme Heyeti daha sonra yapılan bilirkişi incelemesine ilişkin bir tutanak hazırlayarak taraflara verdi. Mahkeme, Bilirkişi Heyetine raporunu hazırlaması için bir aylık bir süre verirken raporda, maddeler halinde sıralanan 23 soruya da yanıt verilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

“Çöpümüzü Teslim Etmeyiz!”

HES firmasına ve yetkililerine tepki gösteren ve Kazım Delal’in ablası olduğu öğrenilen 86 yaşındaki Hanife Esir de keşif çalışmalarını başından sonuna kadar izledi ve zaman zaman Mahkeme ve Bilirkişi Heyetine tepki göstererek anlatımlarda bulundu. Kendisinin 100’ üne merdiven dayadığını, yüzyıllardır bu köyde fakir ama huzurlu bir hayat sürdüklerini anlatan Hanife Esir, “Şimdi ne oldu da bunlar huzurumuzu bozmaya geldi. Bizim satılık ne suyumuz ne de toprağımız var. Paralarını başlarına çalsınlar. Burada bombalar patladı, evlerimizde büyük korkular yaşadık. Devleti aradık yanımızda ama şimdi bakıyoruz ki bu HES’çilerin yanındalar. Boşuna kimse kendini zorlayıp umutlanmasın. Bu HES’leri burada yaptırmayacağız. Ölürsem de bu yolda öleyim. Bizim gidecek başka yerimiz yok. Evlatlarımızın, torunlarımızın da buradan başka gidecek yerleri yok” diye tepkisini dile getirdi.

HES firmasına da sert çıkan Yurttaş Kazım, “Onlara göre hava hoş ve burada HES yapılmasında sakınca yok! Sadece kendi rant ve çıkarlarına bakıyorlar. Burada insan yaşıyor mu, bu insanlar ne eder, nasıl yaşar burada, bu sular, bu toprak, bu kültür nasıl korunur diye bir dertleri de yok. Köylülere ve bizlere rüşvetler teklif ederek, yerimizi, yurdumuzu, topraklarımızı, sularımızı size teslim etmemizi bekliyorlar. Daha çok beklerler! Bir çöpümüzü dahi onlara teslim etmeyeceğiz” diye tepkilerini sürdürdü.

Heyete Baskı Kuşkusu!

Keşfin alelacele yapılmasına tepki gösteren DEKAP Dönem Sözcüsü Ömer ŞAN, Yurttaş Kazım’ın HES’lere karşı verdiği mücadelede örnek olduğunu ifade ederek, “Kazım Delal’in mücadelesi, bizlere karşı yapılan suçlama, küçümseme ve iftiralara inen en büyük şamardır! O’nun gibi bizler de daha önce olumsuz hava koşulları ve kar nedeniyle iptal edilen Bilirkişi İncelemesinin, bu hızla ve alelacele yapılmasına anlam veremedik. Heyetin Başkanı ve Hâkim’in Kazım Amca’ya bu şekilde davranmasını ve HES firmasının avukatı gibi davranmasını da anlayamadık. Bilimi ve hukuku uçağa yetiştirmek uğruna davayı açan ve heyetin ücretini ineğini satıp, bankadan kredi alarak yatıran Kazım Delal’e yapılanlar kabul edilemez. Kazım Amca ve köylülerimize yapılan çok yönlü baskılar gibi öyle sanıyoruz ki mahkeme heyeti üzerinde de çeşitli baskılar oluşturuluyor. Bunun böyle, bizim tahmin ettiğimiz gibi olmamasını diliyoruz. Eğer öyle ise, bağımsız yargıdan ve hukukun üstünlüğünden söz etmemiz çok komik olur. Kimse unutmasın ki, bizim sığındığımız ve her şeyden daha üstün gördüğümüz bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğü, bundan önce de olduğu gibi bir gün herkese lazım olacaktır! Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

Mahkeme Masrafları için İneğini Satıp, Kredi Aldı!

Bilindiği gibi, daha önce aynı HES projesi için, Bakanlığın verdiği ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararına karşı dava açan Yurttaş Kazım, bu davanın masraflarını karşılayabilmek için ahırında sütü için beslediği ineğini satmıştı.

Kazım Delal’in açtığı dava süreci devam ederken; aynı proje için daha önce ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı veren zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı, projede yapılan firma değişikliğinin ardından aynı proje için ‘ÇED Gerekli Kararı’ vererek, ÇED sürecini işletmiş ve Ambarlık Elektrik Ürt. Dağ. Paz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Ambarlık 1-Il Regülatörleri ve HES projesi hakkında 22.03.2011 tarihinde 2142 sayılı ÇED Olumlu kararını vermişti.

Rize İdare Mahkemesi’nin Bakanlığın ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını ‘İptal’ etmesinin ardından, Yurttaş Kazım ve arkadaşları bu kez de Bakanlığın, aynı proje için verdiği ‘ÇED Olumlu Raporu’nun ‘yürütmesinin durdurulması ve iptali’ istemiyle daha açtı. Yurttaş Kazım, bu dava ve mahkeme masrafları için bu kez de bankadan emekli maaşı karşılığında kredi çekti. Mahkeme, bu davada da ‘yürütmeyi durdurma’ kararı vererek Bilirkişi İncelemesi yapılmasına hükmetmişti.