Banner
Yaşam Mücadeleleri: ÇED Toplantısını Yaptırmayan Senoz Vadisi Köylüleri ve DEKAP, 2. Toplantıyı da Protesto Edecek Print E-mail

Oğmesun HES’çi, İlle de Taşocakçi, Daha da Beter Olsun İşbirlikçi!senoz_hes_direnis

Yaşam alanlarına yönelik saldırılara karşı halk mücadeleleri yurt genelinde artan bir ivmeyle sürüyür. Karadeniz Senöz Vadisinde yapımı planlanan 14 barajdan biri olan Başköy HES projesi ÇED toplantısı, yöre halkları ve DEKAP-Derelerin Kardeşliği Platformu'nun karşı duruşu sonucu gerçekleştirilememişti. ÇED sürecini tamamlamak için toplantıyı yapmak isteyen bakanlık ve yapımcı İntes şirketi yetkililerine karşı yöre halkı aynı karalılıkla karşılık vereceklerini açıkladılar.

Yöre halkı ve DEKAP'ın direnişlerinde başarılar diliyoruz.
Mücadeleniz, Mücadelemizdir.

DOĞADER 

18 Ocak 2012

(Oğmesun: İyi gün görmesin, sefil perişan olsun anlamına gelir.)
(Suğli: Sırtta ot taşımak için kullanılan, takriben 6-7 cm çapında 1,5 metre boyunda bir ucu sivriltilmiş sopanın Senoz’daki adı.)

HES’lere karşı mücadele eden çevrecilere ve yaşam savunucularına ‘ülkeyi sevmiyorlar ve hain’ diyen İNTES Başkanı Koçoğlu'na, Koçoğlu gurubunun 5 ayrı HES projesinin bulunduğu Senoz Vadisi’nden gelen halkın, "Adamda yüz yok ki, çaruk göni!" tepkisinden sonra bu kez de HES firmalarına sert bir tepki daha geldi: “Oğmesun HES’çi, ille de taşocakçi, daha da beter olsun işbirlikçi!..”

HES projelerindeki çalışmalar ve taşocakları nedeniyle SİT Alanı olma özelliğini yitiren Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Senoz Vadisi, HES ve taşocağı sarmalından kurtulamıyor. Rize Valiliğinden yapılan açıklamaya göre bölgede yapımı planlanan Başköy Regülatörü ve HES için vadide ÇED toplantısı düzenleneceği bildirildi.

Toplamda 14 ayrı HES projesinin bulunduğu yaklaşık 35 kilometrelik vadide, HES'lere karşı hukuk mücadelesi yürüten köylüler, Atabey enerji firmasına ait Başköy HES projesi için daha önce, 9 Aralık Cuma günü Uzundere Köy camisinin toplantı salonunda yapılacağı duyurulan ÇED toplantısına tepki gösterirken; yetkililer aynı gün ÇED toplantısının iptal edildiği duyurdu.

İlk toplantının iptal edilmesinin ardından Rize Valiliğinden yapılan ikinci bir açıklama ile Koçoğlu gurubuna ait Atabey Enerji firması tarafından Senoz Vadisi’nde yapımı planlanan Başköy Regülatörü ve HES projesi için bu kez 20 Ocak 2012 Cuma günü saat:14.00’da yine Uzundere Köyü köy camisinin toplantı salonunda ÇED sürecine Halkın Katılımı ve bilgilendirme toplantısı yapılacağı duyuruldu.

Konuya ilişkin Derelerin Kardeşliği Platformu’ndan yapılan açıklamada, 9 Aralık 2011 Cuma günü yapılması planlanan ancak köylülerin tepkisi üzerine iptal edilen ÇED toplantısının yeniden yapılmak istendiğine dikkat çekilerek; “Toplam 35 kilometrelik vadide yapılması planlanan 14 HES projesinden birisi olan ve Koçoğlu grubuna ait Atabey enerji firması tarafından yapılması planlanan 4.53 megavat kurulu gücündeki Başköy Regülatörü ve HES projesi için vadide düzenlenecek ikinci ÇED toplantısı, HES projelerinin ne denli dayatmacı olduğunun açık göstergesidir. HES projelerine karşı tepki göstererek demokratik ve hukuksal mücadelelerini sürdüren Senoz Vadisi köylüleri, Koçoğlu grubuna ait diğer HES projelerinde olduğu gibi bu projeyi de protesto ederek, bu ikinci ÇED toplantısına da katılmayacak ve tepkilerini dile getireceklerdir” ifadelerine yer verildi.

Senoz Vadisi Koruma Platformundan yapılan açıklamada ise Senozlu köylülerin, Senoz Derneği öncülüğünde daha önce vadi üzerinde yapımı planlanan 14 ayrı HES projesine karşı açtığı 8 ayrı davanın 6’sında ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararı almış, uygulanmayan yargı kararlarını defalarca protesto edildiği kaydedildi.

Koçoğlu grubuna ait enerji firmalarının 2007 yılından bu yana Senoz Vadisi boyunca 5 ayrı HES projesi geliştirdiğinin altı çizilen açıklamalarda, “Bizler bu ülkeyi, onlar gibi rant hesapları peşinden koşarak sevmiyoruz. Bizler, hiçbir kisve altında olmayan, köylüler, yurttaşlar ve doğal yaşam alanlarına, suyuna, toprağına sahip çıkan insanlar olarak, tamamen bağımsız yerel bir halk hareketi ve hiçbir hiyerarşik yapısı olmadan tamamen gönüllü bir esasa dayalı şekilde, hiçbir lobicilik faaliyeti içerisinde olmadan ve herhangi bir fon veya ekonomik destek almadan, bir araya gelerek oluşturduğumuz Derelerin Kardeşliği Platformu çatısı altında mücadelemizi her geçen gün yükselterek sürdüreceğiz. Kem söz sahibine aittir ve sahibine iade ediyoruz. Emperyalizmin kucağında rant peşinde koşanların bu tür ucuz ve aşağılık söylemleri bizleri mücadeleden geri bırakmayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın” denildi.

Açıklamada, Koçoğlu grubunun 2007 yılından bu yana Senoz Vadisinde yürütmekte olduğu çalışmalara ilişkin yargı kararları, yapılan işlemlerle ilgili bilgiler de verilerek “hainliği kimlerin yaptığı ortada” ifadeleri kullanıldı.

Senoz Vadisi Koruma Platformu Sözcüsü ve Senoz Derneği Çayeli temsilcisi A.Ali Kork ise yaptığı açıklamada, “2007 yılından bu yana yürütülmek istenen HES çalışmalarının Senoz doğasını nasıl hoyratça tahrip ettiğini, Başköy HES projesinin sahibi Koçoğlu’nun Uzundere-II ve Çiğdemli HES projelerindeki uygulamalarında neler yaptığını yaşayarak gördük.  Çataldere ve Ligovi de onlarca km mesafede taşı, toprağı yüzlerce metre yükseklikten iş makineleriyle sıyırıp dereye döktüler, ortaya çıkan görüntü, ‘HES’ten önce ve HES’ten sonra’ diye fotoğraflarla belgelendi. Bu görüntüler vicdanlı insanlara ‘yazıklar olsun’ dedirtti. Tüm bu yapılanlar yasa ve hukuk dışıydı. Kar hırsı ne yasa tanıdı nede Allah’ın yarattığı canlıları gözetti. Ecdadımız yüzlerce yıllık yaşam deneyimleri ile Senoz vadisinde yaşayan tüm canlıları koruma bilincinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla onlarca nasihatin yanında ‘Oğmesun avcı, ille de balıkçı, daha da beter olsun elde balta gezen ormancı’ diye çok ağır beddua etmiştir. Bu beddua günümüzde Senozlunun dilinde, “Oğmesun HES’çi, ille de taş ocakçi, daha da beter olsun işbirlikçi’ şeklini almıştır. Senozlunun feryadı, Çataldere köyümüzde Koçoğlu’nun uygulamalarında yerini de bulmuştur.  Fakat kalpleri para hırsıyla mühürlendiğinden anlamıyorlar. Şimdi de Başköy HES projesi ile ana kaynak suyu Çataldereye aktarılmış olan Uzundere’nin yan kol sularını da km’lerce mesafede tünellere sokup, Uzundere vadisini susuz bırakacaklar. Bu Hakk’a revamıdır?  Başköy HES projesi için kullanacak bölge, vadinin en üst bölümüdür. Binlerce flora ve fauna türüne ev sahipliği yapan, doğa koruma açısından en hassas bölgedir.  Nesli tükenmekte olan dağ keçisi ve Kafkaslara özgü endemik tür olan dağ horozunun yaşam alanıdır. Bu alana dokunmak ülkemiz yasaları ve uluslararası sözleşmelere göre de suçtur. 20 Ocak 2012 Cuma günü, Uzundere Köyünde yapılacak sözde halkı bilgilendirme toplantısına; Çataldere köyümüzden çok iyi bildiğimiz yöntemlerle 3-5 kişiyi yanlarına alsalar dahi ne Senozludan ne de hukuktan onay alamayacaklardır. Bu inadın, bu gidişin hayrı olmayacaktır” dedi.

Aslen Senoz Vadisi Uzundere Köyünden olan, Sosyal Demokrat Parti (SODEP) kurucusu ve Orman ve Sular Bakan adayı Dr. Osman Erten ise yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Söylenmedik, yazılmadık ne kaldı? Yok ettiğiniz vadiler ve dereler ‘pardon’ diyerek geri gelmez dedik. Anılarımız kirleniyor, gelecek kuşaklara karşı suç işleniyor, dedik; bitirilen HES'lerin tahribatını gösterdik, bildiğiniz yoldan dönmediniz. TEDAŞ’ın 2010 yılı faaliyet raporuna baktığımızda, elektrikte toplam kayıp-kaçak oranının yüzde 18 olduğunu, bu oranın bir ilimizde % 77, bir başka ilimizde % 2,3 olduğunu görüyoruz. Öncelikle bu olumsuzluğu düzeltmek gerekmiyor mu? Ürettiği elektriği yolda, izde kaybeden devlet, ülke genelinde planlanan HES’lerle enerji ihtiyacının ancak yüzde 5’ini sağlayacak ve bunu ‘ülke çıkarına’ diye anlatacak öyle mi? Ülkemizin en önemli doğa koruma alanlarının başında gelen Rize’nin tüm sularında öngörülen HES projelerinden üretilecek elektrik enerjisi ülke ihtiyacının % 1’ini bile karşılamayacak. Çevre katliamı yanında kaynak israfı, hangi aklın eseridir. Yoksa kepçe, dozer, türbin, jeneratör üreten uluslararası sermaye işsiz mi kaldı! Bağımsız bilirkişi raporları ile mahkemelerin verdiği onlarca kararda özetle, ‘çevre koruma açısından yapılan yanlıştır’ dendiği halde, bu ısrarın nedeni nedir? Yazık değil mi? Komşu ve akrabaları kavga ettirip, çevresine ve doğasına sahip çıkana hakaret ederek, güç gösterisi olmaz. Bu hiçbir muktedirin ilelebet yanında kalmaz. Bunca deneyden ve yazılıp çizilenden sonra, bu çevre katliamına seyirci kalıp, yanında yer alanlar, gelecekte ‘ben bilememişim, farkında değilmişim’ diyemez. Belli ki bürokrasi ve seçilmişlerden fayda yok. Anlaşılan iş başa düştü. Şimdi ‘suğli’ elde nöbet zamanıdır.

Bölgedeki HES projelerine karşı köylülerin avukatlığını üstlenen Senoz Derneği Başkanvekili ve davaların savunucusu Avukat Münir Yazıcı ise yaptığı açıklamada yürütülmek istenen işlemin açıkça hukuk tanımazlık olduğunu vurgulayarak, “Bu hukuksuzluğa Senozlular alet olmayacaktır. Senoz’da, bugüne kadar mahkemeye götürdüğümüz 8 adet HES projesinden aldığımız 12 adet mahkeme kararında, (ki bu kararların içersinde Koçoğlu gurubuna ait Uzundere-2 ve Çiğdemli HES projeleri için verilmiş ’6 adet ‘yürütmeyi durdurma ve iptal kararları da vardır) ‘tek tek projelerin ÇED sürecine tabi tutulmasının yanlış bir yaklaşım olduğu’ tespiti vurgulanarak karar verilmiştir.  Mahkeme kararları ilgili Bakanlığa iletilmiş olmasına rağmen, vadide yeni bir proje için ÇED sürecinin yürütülmesini nasıl değerlendireceğiz? Bakanlık yetkilileri bu hukuksuzluğa hangi Saiklerle alet olmaktadır? Mahkeme kararları HES yatırımcılarını bağlamayacaksa, ilgililer açıklama yapsın, bizde bilelim” dedi.

Senoz Vadisinde 5 ayrı HES projesi bulunan ve aynı zamanda İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun da hemşerisi olan Koçoğlu grubu yönetim Kurulu Başkanı M. Şükrü Koçoğlu, Ankara’da, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın da katıldığı bir toplantıda, HES’lere karşı çevre ve yaşam mücadelesi veren köylüleri ve yurttaşları “ülkesini sevmeyen, çevreci kisvesi adı altında dışarıdan finanse edilen hainler” suçlamasında bulunmuştu.

Koçoğlu grubunun bölgedeki HES projelerinin aksi yöndeki yargı kararlarına rağmen çalışmayı sürdürdüğünün altı çizilen Derelerin Kardeşliği Platformu’nun açıklamada ise Koçoğlu grubuna ait HES projelerinin ayrıntılı bir dökümüne de yer verildi.