Banner
Makale
Doğal Erozyon ve Ekolojik Denge Print E-mail

MANDALARIN AYAK İZLERİ / Abdullah AYSU

Yaşar Kemal, “… Sağlıklı toprakta en önemli öğe yüz örtüsüdür. Yani vatan, ormanları, çayır çimenleri, çiçekleri, böcekleri, kuşları, yabanıl hayvanları, suları, daha binlerce öğesiyle bir bütündür…”1

Deltalar doğal toprak “fabrikalarıdır”. Özgür akan sular da doğal toprak “fabrikalarına” materyallerini sağlayanlardır. Toprak fabrikalarına materyaller faydalı erozyonla elde edilir. Yani erozyonun zararlısı olduğu gibi faydalı olanları da var.

Zararlı erozyon rüzgâr ve yağışla oluşur. Yağış ve rüzgâr erozyonuyla toprağın varolan verimli tabakası başka başka yerlere taşınır. Toprak verimsizleşir. Yoksullaşır. Bu erozyonlar verimli tarım topraklarının belâlısıdır.

 

Read more...
 
Su Baronları Print E-mail

SUYUN ÖZELLEŞTİRİLMESİ

Kudret Ulusoy

Bu gün dünyadaki kullanılabilir suyun sadece %5’i çok ululu şirketlerin pazarı durumunda olup mali boyutu yaklaşık 1 trilyon dolar civarındadır.

Dünyadaki su özelleştirmelerinin üçte ikisini elinde bulunduran iki Fransız çokuluslusu Suez ve Vivendi dünya su piyasasına hâkimdir. Diğer büyük şirketler olan Saur, Thames, Anglian, IWL ise çok küçük kalmaktadırlar. Bu gün dünyadaki su sektörüne; 100 ülkede faaliyet gösteren Vivendi- Generale Des Eaux ile, 130 ülkede faaliyet gösteren Suez- Lyonnaisse Des Eaux isimle çok uluslu iki dev şirketi ile bunların alt grupları hâkimdir. Her biri en az 110 milyondan fazla insana hizmet götüren bu şirketler, bu sektördeki pazarın yaklaşık % 70’ini ellerinde bulundurmaktadırlar.

Read more...
 
Pancar Şekeri Her Yönden İyidir Print E-mail

ŞEKER ÜRETİMİNDE “MANTIK KURULU”NU DA TOPLAYINIZ! / Ahmet Atalık 

04.02.2011

İçinde bulunduğumuz coğrafya şeker kamışı tarımına uygun olmadığından şeker, ülkemizde şeker pancarından üretilmektedir. Ayrıca dünyada mısır, buğday ve patates gibi nişasta içeriği yönünden zengin ürünlerden de nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretilmekte olup, ülkemizde NBŞ üretimi de mevcuttur.

 

Read more...
 
Burjuvaziye cennet, biz emekçilere cehennem dayatılıyor Print E-mail

Yusuf Gürsucu

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı tarafından, Dilovası ve Kandıra’da hamile kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada, Dilovası’nda yaşayan hamile kadınların sütlerinde ağır metallere rastlandığı ve bu annelerden olma çocukların kansere yakalanma riskinin çok yüksek olacağı açıklandı.

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı tarafından, Dilovası ve Kandıra’da hamile kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada, Dilovası’nda yaşayan hamile kadınların sütlerinde ağır metallere rastlandığı ve bu annelerden olma çocukların kansere yakalanma riskinin çok yüksek olacağı açıklandı. 2004 yılında yapılan bir başka araştırmada da Dilovası’nda ölen her 100 kişiden 33’ünün genç yaşta, kanser nedeniyle öldüğü tespiti yapılmıştı, bir çalışma da yalnızca bölgedeki sanayi tesislerinde çalışan işçiler üzerinde yapılsa bu oranın en az iki katı bir oran çıkacağını düşünüyoruz.

Read more...
 
Talan Yasaları Print E-mail

Yusuf Gürsucu

Geçtiğimiz aylarda gündemimize gelen ve bir diğer yıkım yasası olan “Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Yasası” henüz meclis komisyonlarında görüşülürken çıkarılan, bu YEK yasası, koruma alanlarımızın talanının ilk adımı olması açısından çok önemli bir gelişme. Burada çok ciddi ikili bir oyun oynanmakta olduğunu görmemiz gerekiyor. Bugün enerji yatırımlarını gerçekleştiren sermayenin, acil ihtiyaçlarını gerçekleştirmeye yönelik bir girişim olarak YEK yasasının hazırlandığını ve buna uygun değişiklikler yapıldığını görmekteyiz. Yasal anlamda HES projelerinin önündeki engelleri kaldırmayı ve mahkemeler yolu ile bu sürecin engellenmesinin önünü tıkamayı amaçladıkları anlaşılıyor.

Read more...
 
Bu yıl çevre için mücadele ettik Print E-mail

Yusuf Gürsucu

Kapitalizmin en önemli yapısal özelliği sürekli büyümeye endeksli oluşudur. Bu büyümeyi devam ettirebilmek için üretimi ve tüketimi sürekli en üst düzeyde tutmak ister. Bunu yaparken de en önemli ihtiyacı enerjidir. Neo-liberal politikalar gereği gelişmiş kapitalist devletler kendi ülkelerindeki kirli teknolojilerle elde edilen enerji santral yatırımlarını ucuz işgücüne sahip 3. dünya ülkelerine kaydırarak üretimlerini buralarda sürdürmeye başladılar. Amaç yalnızca üretim değil tabii. Biliyorsunuz özünde ticari faaliyetleri düzenleyen, içeriği karbon alışverişi olan Kyoto sözleşmesini imzalamayan ülke kalmadı. Karbon ticareti olgusu, dünya üzerinde değişik oyunlara sahne olmaya başladı. Bizim gibi ülkelerde bazı yatırımlar(HES’ler gibi) karbon ticaretini de içeren bir içerikle  önümüze çıkmakta. Bu tür yatırımların en önemli özelliği, yerel işbirlikçileri ile birlikte uluslar arası sermayenin sahnelediği oyunlar olmasıdır. Şuan zaten kurulmuş olan ve hızla büyüyen Karbon borsasının varlığı, ülkemize akın eden sermayenin oynadığı oyunu anlamamıza yardımcı oluyor.

Read more...
 
«StartPrev12NextEnd»

Page 2 of 2