Banner
Etkinliklerimiz
Eylem: Kozağacı Köylüsü Sözleşti - Termik Santrali Yaptırmayacağız Print E-mail

kozagaci_eylem_20121216

17 Aralık 2012 günü Bursa'nın Keles İlçesi Kozağacı Vadisi köylerinin de içinde bulunduğu 23 köyü ve Keles'in iki mahallesini kapsama alan bölgeyi kömür havzası olarak ilan edilerek ihale edilen termik santral projesini üstlenen Çelikler AŞ ile Enerji Bakanlığı arasında sözleşme imzalandı.

Ankara'da tam bu imzaların atıldığı sırada Bursa Kozağacı Vadisindeki köylüler, santrali yaptırmayacaklarını, direniş çadırları kurarak mücadeleyi daha da derinleştireceklerini ilan ederek bir sözleşmeye imza atıyorlardı.

Kozağacı'ndaki direniş sözleşmesine DOĞADER adına Murat Demir imza atarken, KOZADER'de sözleşmeyi imzalayanlan demokratik kitle örgütü olarak imza metninde yer aldı.

DOĞADER

Keles'in inadı inat!

17 Aralık 2012 - Bursa'da çevre mücadelesi açısından 'mihenk taşı' özelliği taşıyan termik santral isyanı büyüyor. Kozağacı Vadisi'ne kurulması planlanan termik santralin sözleşmesi bugün imzalanırken, Keles köylüleri de Ankara'da imzalanan sözleşmeye misilleme yaptı. Köy meydanında toplanan yüzlerce Kelesli, "Ölürüz de izin vermeyiz" diyerek termik santrale karşı kararlılıklarını bir kez daha ortaya koydu.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.bursadabugun.com/haber/keles-in-inadi-inat-147152.html

’Termik santral yaptırmayacağız’

17 Aralık 2012 - Keles Kozağacı bölgesine yapılması planlanan termik santral için Ankara’da Çelikler Madencilik ve Türkiye Kömür İşletmeleri arasında sözleşme imzalanması köylüleri ayaklandırdı.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.olay.com.tr/haber/bursa-bolge/termik-santral-yaptirmayacagiz-134162.html

Sözleşmeye imzalı isyan!

17 Aralık 2012 - Keles Kozağacı bölgesine yapılması planlanan termik santral için Ankara’da Çelikler Madencilik ve Türkiye Kömür İşletmeleri arasında sözleşme imzalanması köylüleri ayaklandırdı.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.bursahakimiyet.com.tr/haber/bursa/sozlesmeye-imzali-isyan-15757.html

 
Basın Açıklaması: Su Hayattır, SATILAMAZ (Hüdavendigar Su) 12 Aralık 2012 Print E-mail

ba_hudavendigar_su_201212.12JPG

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin "Hüdavendigar Su" adıyla yeni bir ambalajlı su şirketi yaratma girişimlerine karşı DOĞADER'in de üyesi olduğu ve etkin çalışmalar yürüttüğü Bursa Su Platformu ve Nilüfer Temiz Aksın Platformu ile birlikte TMMOB İKK ve BAOB bileşenlerinin katılımıyla ortak bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına DOĞADER adına Murat Demir katıldı.

DOĞADER

12 Aralık 2012

Suyumuzu yerel yönetim eliyle ticarileştiren ve “parası olmayan sağlıklı su içmesin” anlamına gelen bu proje için Büyükşehir Belediye Başkanlığımızı uyarıyoruz.

Su Hayattır, Satılamaz !!!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe dün basına yansıyan açıklamasında ambalajlı su yatırımını BUSKİ'nin 2013 yılı bütçesine aldığını duyurdu. Açıklamaya göre fabrika Kaplıkaya'da belediyeye ait 11,6 dekarlık alanda 5 bin 800 metrekare üzerine kurulacak ve kapasitesi 10 litre/saniye olacak. Kurulacak tesis Türkiye’nin üç büyük kapasiteli tesislerinden biri olacak.


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye göre, Uludağ'ın su şebekesine verilen, mineralli kaynak sularını cam ve plastik ambalajlarda halkımızın sofralarına getirilecek. Bina ve şişeleme tesisleri yaklaşık 15 milyon liraya mal olacak belediye kaynak suyu tesislerinde şu anda piyasada olmayan 0,33 ile 0,50 ve 0,70 litrelik cam dönüşümlü ambalaj kullanılacak. Ayrıca 1 ve  1,5 Litre plastik şişe ile 19 Litrelik polikarbonat damacana ambalajlarda da su dolumu yapılacak.


Öncelikle Gürpınar kaynaklarından gelen su tüketilecek ardından Uludağ'ın zirvesinden Teferrüç'e kadar özel hatla indirilen Kırkpınarlar kaynakları da kullanılacak.

Açıklamaya göre tüketimin azaldığı dönemlerde kaynak suyu eskiden olduğu gibi şebekeye verilmeye devam edecek.

Bu durumda bizler bir kez daha uyarıyoruz.

  • Bursa’mızda çeşmelerden akan su sağlıklıdır ve Bursa’mızın ambalajlı suya ihtiyacı bulunmamaktadır.
  • Cam ya da polikarbonat malzemeden üretilmiş olması fark etmeksizin geri dönüşümlü ambalajla halkımıza sunulacak sular özellikle mikrobiyolojik açıdan son derece risk taşımaktadır ve bu durum tarafımızca defalarca açıklanmıştır.
  • Çeşmeden akan suyun sağlıksız olması endişesi halkımızı ev tipi arıtma cihazlarına yönlendirmekte ve sağlık açısından son derece riskli olan bu sistemler halkımızca tercih edilir hale gelmektedir. Halkımızı ev tipi arıtma cihazları kullanmamaları konusunda bir kez daha uyarmak istiyoruz.
  • Bursa’mız, Uludağ’dan tüm Türkiye’ye su tedarik eden bir kent haline getirilmiştir. Ancak Uludağ’da su kaynaklarımız günden güne azalmaktadır. Özellikle yaz aylarında Uludağ’dan gelen dere ve akarsularımızın neredeyse tamamı kurumakta ya da debileri çok azalmaktadır. Bu sebeple Nilüfer çayı ve besleyen tüm kolları su olmadığından atık nehrine dönüşmektedir. Bu durum ve sonuçları defalarca raporlanmış insan sağlığı ve doğa açısından riskleri ortaya konulmuştur. Bu tesis için ayrılan 15 Milyon Lira kaynak Nilüfer çayını kirleten arıtma tesislerinin uygun deşarj limitlerine getirilmesi amacıyla kullanılmalıdır.
  • Su kaynaklarımız sadece insanlar için değil, doğadaki tüm canlılar için gereklidir. Bu sebeple canlıları ve doğayı susuz bırak anlamında yapılan ambalajlı su tesisi projelerinden derhal vazgeçilmelidir. Ülkemizde su metalaştırılmıştır, suyun ticarileştirilmesine meşruluk kazandıran bu projeyi kabul etmiyoruz.
  • Sağlıklı içilebilir suyu halkımızın çeşmelerinden akar hale getirmek belediyelerin ve devletin en temel görevidir. Belediyeler ticarethane değildir. Bursa’mızda Türkiye’nin en pahalı suyu çeşmelerimizden akmaktadır.

 Her aileye içilebilir kalitede aylık 10m3 su ücretsiz verilmelidir.

  • “Bursa’da Su Çeşmeden İçilir” kampanyası ile çok yakın bir geçmişte tüm reklam panolarını kaplayan Büyükşehir Belediye Başkanı bugün neden ambalajlı su tesisine ihtiyaç duyduğunu açıklamalıdır.
  • Sn.Altepe’nin açıklamasına göre bu proje ile mineral açıdan zengin su ambalajlanacak ve sadece parası olan insanlar faydalanabilecek, çeşmelerden akan suyun kalitesi olumsuz etkilenecek veya su şehri olarak bilinen Bursa’mızın çeşmelerinden akan su bütünüyle kesilecektir. Eğer ambalajlı suya talep olmazsa bu su şebekeye verilecektir. Bu açıkça halkımıza ücretsiz su da yok demektir ki bu anlayıştan derhal vazgeçilmelidir.

Saygılarımızla,

BAOB – BURSA AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ
TMMOB – BURSA İL KOORDİNASYON KURULU
BURSA SU PLATFORMU
NİLÜFER ÇAYI TEMİZ AKSIN PLATFORMU

 
"Hüdavendigar Su" İçin Bursa Büyükşehir Belediye'sine Bilgi Edinme Dilekçesi Verdik Print E-mail

"Bursa'da su çeşmeden içilir" Kampanyası Yürütürken Neden Ambalajlı Suya Yatırım Yapıyorsun?

cesme_suyu_damacana

11 Aralık 2012

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin “Hüdavendigar Su” yatırımı konusunda aşağıda verilen bilgiler ve basında çıkan haberler doğrultusunda dilekçemizin 4 bilgi edinme sorumuzun yanıtlarını posta yolu ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 11. maddesinde belirtilen yasal süresi içinde hazırlanarak derneğimize yazılı olarak gönderilmesini arz ederiz.

2011 ve 2012 yılların çeşitli zamanlarda Belediyeniz tarafından reklam panolarında, televizyon ve gazetelere verilen reklamlarda “Bursa’da su çeşmeden içilir” kampanyası yürütülmüştür.

Derneğimiz DOĞADER, bu kampanyaya bir yandan “kent içi su şebekesinin özelleştirilmesi planı mı?” kuşkusuyla yaklaşırken, diğer yandan en sağlıklı suyun kamuya ait çeşmelerden akan su olması gerektiğine vurgu yaparak, ambalajlı suların çeşitli sağlık riskleri taşımasının yanında şişe ambalajlarının ortaya çıkardığı plastik atıkların önemli çevre sorunları yarattığını ortaya koymuştu.

9 Aralık 2012 tarihli Bursa yerel gazetelerinde çıkan haberlerde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin “Hüdavendigar Su” adıyla ambalajlı su yatırımını 2013 bütçesine aldığı, Belediyeye ait Kaplıkaya’da 11,6 dekarlık alanda 5 bin 800 metrekare üzerine saniyede 10 litre suyu ambalajlayacak fabrika kurulacağı bilgisi yer almaktadır.

Yukarda verilen bilgiler ışığında;

  1. Belediye olarak bir yandan “Bursa’da su çeşmeden içilir” kampanyası yürütürken diğer yandan neden ambalajlı su yatırımı yapmaya gerek duyulmuştur?
  2. Türkiye’nin içme suyu en bol kenti olan Bursa’yı temsil eden Belediye’nizin vatandaşlara ambalajlı su satması, vatandaşlar arasında çeşme suyungüvenmediğiniz imajı doğurmaz mı?
  3. Kaplıkaya’da kurulacağı belirtilen şişeleme fabrikasının koordinatları nelerdir?
  4. “Hüdavendigar Su” için kaynak suyu tahsisi yapıldı mı? Yapıldıysa koordinatları nelerdir?
 
Dava Açtık. Bursa İnegazi Köyü Çimento Fabrikası İçin 1/100.000 Plan Değişikliğine Karşı Print E-mail

dava_mahkemeBursa Nilüfer İlçesi İnatlar Köyü'nde yapımı planlanan çimento fabrikası yapımına karşı Danıştay'da dava açtık. Söz konusu çimento fabrikası için Bursa 1/100.000 planında değişiklik yapılmış, DOĞADER bu değişikliğe itiraz etmişti. İtirazımızın yasal süresi içinde yanıtlanmamış olması, red anlamı taşıdığı için zaman kaybetmeden davanın açılması gerekiyordu. İtiraz dilekçemizde açıkladığımız gerekçelerin de yer aldığı Danıştay'a iletilen dava dosyası, Bursa Barosu Çevre Komisyonu önderliğinde Bursa Barosu, DOĞADER ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nin davacı olarak katılımıyla açıldı. Davanın avukatlığını Bursa Barosu Çevre Komisyonu üyesi Av. Eralp Atabek yapacak.

Bursa kent merkezine çok yakın bir noktada Çalı Köyünün hemen üstündeki İnegazi Köyü sınırları içinde yapımı planlann çimento fabrikasına karşı DOĞADER olarak köylerde yaptığımız çalışmalar sonucu köylülerden 300'e yakın itiraz dilekçesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na iletilmişti.

Çimento fabrikasın karşı açtığımız dava hakkında gelişmeler oldukça WEB sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

 
Uludağ Milli Parkı'nda Çobankaya - Karabelen Yapılaşma Planlarına İtiraz Ettik Print E-mail

cobankayaBursa'nın incisi Uludağ, Milli Park niteliğine aykırı biçimde yeni bir yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Milli Parklar, insan etkinliklerinin sınırlandırıldığı kendi doğallığına terkedilen alanlardır. Milli Parklar, Milli Park Olarak Kalmalıdır.

Uludağ Milli Parkı'nda yapılaşmaya karşı itirazımızı İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne ilettik. İtirazımız yanıtlandığında WEB sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

7 Aralık 2012

T.C. Bursa Valiliği, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne,
Bursa

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18.10.2012 tarihinde onaylanarak 07.11.2012 - 07.12.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılan, Uludağ Milli Parkı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Çobankaya ve Karabelen Koruma Amaçlı İmar Planı (DOĞADER – Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği) tarafından askı süresi içinde incelenmiştir.

Derneğimizce yapılan değerlendirmede, Uludağ Milli Park sınırları içinde kalan Çobankaya ve Karabelen 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli planlarında, kamp, ibadet alanı, yönetim merkezi ve özel peyzaj alanı gibi yeni yapılaşama alanları yaratıldığı belirlenmiştir.

Uludağ üzerine planlar geliştirilirken Uludağ’ın aynı zamanda bir milli park olduğu unutulmamalıdır. Milli Parklar, insan etkinlikleri sınırlandırılarak kendi doğallığına bırakılan alanlar olarak nitelendirilmektedir.

Milli Parklar yasasının 14. maddesi çok açık ve nettir. Kanunun 14. maddesi kısaca, “Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez, çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz, savunma amacı dışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez, ticari iş ve işlemler yapılamaz” der.

Dünya çapında da milli parklar, bu kapsamda insan etkinliklerini daha da sınırlayan koşullar altında yönetilir. Bu güne kadar Uludağ Milli Parkı için üretilen planlarda kanun ve yönetmeliklerde sözü geçen “koruma ve kullanma dengesi” kavramının, çoğunlukla kullanma yönünde uygulandığı göze çarpmaktadır. Dünyada %6, Avrupa’da %11,5 olan koruma altındaki alanlar milli parklar söz konusu olduğunda Türkiye’de %1,06 oranında kalmaktadır. Ülkemizdeki oran bu kadar az olmasına rağmen koruma altındaki alanlarımız gelişmiş dünya ölçeğinde yeterli düzeyde koruma sağlanamamaktadır.

Devlet, ormanları ve doğal yapıyı kamu adına korumakla yükümlüdür. Hiçbir kamu yararı, doğal alanların bozulmasını gerektirmez. Yapılan değişiklik, doğal alanın tahribatı ile birlikte devletin ormanları ve milli parkları koruma yükümlülüğünün de sorgular niteliğe taşıyacaktır.

Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18.10.2012 tarihinde onaylanarak 07.11.2012 - 07.12.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılan, Uludağ Milli Parkı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Çobankaya - Karabelen Koruma Amaçlı İmar Planı değişikliğine itiraz eder ve itirazımızın kurumunuzca değerlendirilmesi için gereğini arz ederim.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne Altıparmak Cad. Kenarlarındaki 41 Ağacın Neden Kesilip Boşlukların Kapatıldığını Sorduk Print E-mail

altiparmak_agac_kesimleri_20121204Yol kenarlarındaki ağaçlar yalnızca güzel bir görüntü oluşturmakla kalmaz, bir yandan sesleri emerek gürültüyü azaltırken diğer yandan kirli gaz ve partiküllerini tutarak havayı doğal yoldan temiziler.

Bursa'nın en eski caddelerinden Altıparmak Caddesinde yol kenarlarındaki ağaçlardan bir kısmının (41 adet) kesildikten sonra ağaç köklerinin bulunduğu boşlukların kaldırım döşeme taşlarıyla kapatıldığını fark eden derneğimiz, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne bilgi edinme dilekçesi verdi.

Bilgi edinme dilekçemiz yanıtlandığında WEB sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

4 Aralık 2012

Altıparmak Caddesi kaldırımında kesilen ağaçlar ile ilgili aşağıda verilen bilgiler ve yaptığımız incelemeler doğrultusunda 4 bilgi edinme sorumuzun yanıtlarını posta yolu ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 11. maddesinde belirtilen yasal süresi içinde hazırlanarak derneğimize yazılı olarak gönderilmesini arz ederiz.

Kent içinde cadde kenarlarındaki kaldırımlarda bulunan ağaçlar çevreye güzel bir peyzaj vermenin ötesinde değere sahiptir. Kaldırım kenarlarına dikilen ağaçlar, araçlardan çıkan toz ve egzoz gazının tuttukları gibi fotosentez yaparak ortama oksijen verirler. Araç motorlarından çıkan gürültü kirliliğini en aza indirmek için bulunmaz değere sahip olan kaldırım kenarlarındaki ağaçlar modern kentlerin vazgeçilmez varlıkları arasındadır.

Derneğimiz tarafından yapılan incelemede Bursa Osmangazi İlçesi Altıparmak Caddesi kaldırımlarında bulunan ağaçların son birkaç yılda azaldığı belirlenmiştir.

Altıparmak Caddesinde, Veled-i Saray Caminden Stadyum kavşağına kadar olan ~600 m kaldırımda yaptığımız incelemede 31 ağacın kesildiği belirlenmiştir. Karşı kaldırımda ise 10 ağacın kesilmiş olduğu gözlenmiştir.

Ekte verdiğimiz fotoğraflarda olduğu gibi bu kesilen ağaçların kökünün bulunduğu boşluklara yeni bir fidan ekilmek yerine farklı renkte kaldırım malzemesi ile kapatılarak düzleştirildiği belirlenmiştir. Bir kısım kesilen ağacın ise kökünün halen belli olduğu görülmüştür.

Kaldırım üzerinde halen yaşamını sürdüren ağaç dibindeki toprak boşluklar sert bir malzeme ile kapatılıp suyun toprağa geçmesine engellendiği gözlenmiştir. Veled-i Saray Cami önündeki büyük çınar ağacı dibindeki toprak dış kabuğuna kadar bu sert malzeme ile kaplandığı gözlenmiştir. Bu uygulama ağaçların kurumasına neden olabilir.

2 Aralık 2012 günü Altıparmak Caddesi kenarındaki kaldırımlar değiştirilmeye başlandığı görülmüştür.

  1. Altıparmak Caddesi kaldırımlarındaki ağaçlar neden bu kadar çok sayıda kesilmek zorunda kalınmıştır? Bu konuda inceleme yapılmış mıdır?
  2. Kesilen ağaçların yerine yeni fidanlar bu güne kadar neden dikilmemiştir?
  3. Yeni başlattığınız kaldırım yenileme çalışmasında bu kaybedilen 41 ağaç boşlukları yerine yeni fidanlar dikilmesi planlanmış mıdır?
  4. Yürüttüğünüz kaldırım yenileme çalışmanızda ağaçların toprakla buluştuğu boşluk su alımını engelleyecek biçimde sert malzeme ile kapatılacak mıdır?
 
Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne Özel Halk Otobüslerinde 10 Numara Yağ Kullanımını Sorduk Print E-mail

10_numara_yag_yanginiBursa'da Özel Halk Otobüsleri'nde yakıt olarak 10 numara yağ kullanımıyla ilgili bir hafta önce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi edinme dilekçeleri vermiştik.

Konuyla ilgili kent içi toplu ulaşımın denetleyicisi ve uygulayıcısı durumundaki Bursa Büyükşehir Belediye'sine de bir bilgi edinme dilekçesi vererek DOĞADER olarak aşağıdaki sorularımızın yanıtlanmasını istedik.

Bilgi edinme dilekçemiz yanıtlandığında web sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

4 Aralık 2012

  1. Kent içi toplu ulaşımdan sorumlu, yürütücü ve denetleyici olan Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa yerel basınında çıkan “Özel Halk Otobüslerinde yakıt olarak 10 numara yağ kullanımı” haberlerinden sonra ceza kesilen otobüs şirketleri hakkında bir işlem başlattınız mı?  Başlattıysanız içeriğini açıklayınız?
  2. Ceza kesilen Özel Halk Otobüs Şirketlerini petrol kaçakçılığı ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları nedeniyle sözleşmenizi iptal etmeyi düşünüyor musunuz?
  3. Özel Halk Otobüslerinin ve dolmuşların yanlış yakıt kullanımını önlemek için denetlemeyi düşünüyor musunuz?
  4. Özel Halk Otobüsleri, dolmuşlar ve belediyenizin otobüslerinde hangi aralıklarla egzoz testi yapılmaktadır?
  5. Özel Halk Otobüslerinin ve dolmuşların egzoz testlerinin uygun olup olmadığı Belediyeniz tarafından denetlenmekte midir?
  6. Egzoz testleri denetleniyorsa Bursa halkı neden Özel Halk Otobüsleri ve dolmuşlardan çıkan egzoz gazından şikayetçidir?
  7. Özellikle Avrupa ülkelerinde araç motorlarına getirilen Euro motor standardı, Özel Halk Otobüs Şirketleri ve dolmuşlarla ile yaptığınız sözleşmelerde kullanılacak araçların motor standardı olarak belirlenmiş midir? Belirlenmişse böyle bir standart belirlemeyi düşünüyor musunuz?
  8. Belediyenizin Özel Halk Otobüs Şirketleri ve dolmuşlar arasında imzalanan sözleşmelerde, halk sağlığını tehdit eden uygulamalara yönelik ne gibi yaptırımlar bulunmaktadır? Bu yaptırımlar bu güne kadar uygulanmış mıdır?
  9. 12 Ekim 2012 günü Bursa Nilüfer’de çıkan Özel Halk Otobüsü yangınında yaralanma veya can kaybı yaşansaydı Belediyenizin sorumluluk üstlenecek miydi?
 
«StartPrev12345678910NextEnd»

Page 3 of 40