Banner
Bursa'da Tıbbi Atık Yakma Tesisi, Halk ve Çevre Sağlığını Tehdit Edecek! Plan Değişikliğine İtirazımızı İlettik Print E-mail

tibbi_atik_yakma_dioksin

4 Şubat 2012

 Bursa Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na,

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 24.12.2012 tarih ve 1302 sayılı kararıyla onaylandıktan sonra 04.01.2013 - 04.02.2013 tarihleri arasında askıya çıkarılan, Osmangazi ilçesi, Hamitler Mahallesi, Çöp Depolama Alanında Tehlikeli Tıbbi Atık Yakma Tesisine ilişkin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği, Derneğimiz (DOĞADER – Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği) tarafından askı süresi içinde incelenmiştir.

Derneğimiz tarafından yapılan değerlendirmede, 1/5000 Ölçekli Osmangazi Nazım İmar Planı Değişikliğinde plan notuna “Hamitler Çöp Depolama Alanında Tehlikeli Tıbbi Atık Yakma Tesisi Yer Alabilir” notu eklendiği belirlenmiştir.

Atık yakma tesisleri bacalarından çıkan dioksin, furan ve diğer ağır metal içeren gazların halk ve çevre sağlığını olumsuz etkilediği anlaşılmıştır. Sağlık sektöründe kullanılan malzemelerde giderek artan oranda plastik ve PVC kullanılmaktadır. Plastik ve PVC atıkların yakılması daha zararlı gazların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Atık yakmak tehlikeyi çoğaltır

Atık yakma sonucu atıklar, çok daha zararlı başka biçimlere dönüşerek çevreye dağılırlar. Başlangıçta katı ya da akışkan durumundaki atık, yakıldığında karbondioksit ile birlikte birçok kirletici ve ağır metalin gaz halinde çevreye yayılmasına neden olur. Yanma sonucu oluşan kül, ne kadar önlem alınsa da bacadan çıkışına engel olunamayan gazlar gibi çevreye yayılarak toprağa, suya, besinlere oradan da hayvan ve insan bedenine girer. Bu toksik maddeler ve ağır metaller bedene bir kez girdi mi, yıllar boyunca bedenden dışarı atılamazlar. Bu nedenle bu zehirli maddeler "KOK - Kalıcı Organik Kirletici" olarak adlandırılmaktadırlar.

KOK – Kalıcı Organik Kirleticiler

Atık yakma tesislerinin bacalarından ve yakma sonucu oluşan küllerden çevreye yayılan KOK lar, bugüne kadar belirlenen en tehlikeli kimyasal zehirlerdir. Dioksin, Furanlar, Klor, DDT ve PCB’ler bilinen başlıca KOK lar arında yer alırlar. Dioksin, PVC ve plastikler ile klorlu maddelerin yakılmasıyla oluşturur.

  • KOK lar, yakma tesislerinin baca gazlarında ve küllerinde bulunur.
  • KOK lar tarım ilaçları yoluyla da çevreye yayılabilmektedirler.
  • Hava akımları yoluyla yüzlerce km yayılabilirler.
  • Havadan toprağa suya, oradan besin zinciri yoluyla tüm canlı bedenlere girerler.
  • Canlı bedenlerde onlarca yıl kalıcı olarak birikirler.
  • Yüksek düzeyde sağlık sorunlarına neden olurlar.

 KOK ların neden olduğu sağlık sorunları

  • Kanser
  • Hormonsal bozukluklar (Guatr, Tiroid, Kemik erimesi, Tüylenme,  Şeker hastalığı)
  • Bağışıklık Sistemi bozuklukları (bedenin hastalıklara açık duruma gelmesi)
  • Üreme bozuklukları (cenin bozuklukları, genetik bozukluklar)
  • Solunum Sistemi hastalıkları

KOK lar anne sütüne ve plasentaya geçerler. Bu nedenle KOK lar insan bedeninde bebeklikte birikmeye başlarlar. Yakma tesisleri gibi KOK kaynaklarının yakınlarında yaşayanlar en riskli olanlardır. Ancak bu durum bu tesislerin uzağında olanlar için riskin azaldığı anlamına gelmez.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (IARC) KOK lardan biri olan Dioksin’i kanserojen madde olarak tanımlamıştır.

Bazı ülkelerde yapılan dioksin salımı ölçümlerinde çok büyük oranda atık yakma tesislerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Dioksin salımı, Japonya’da %93, İsviçre’de %85, ABD’de %84, İngiltere’de %79 oranında yakma tesislerinden kaynaklandığı belirlenmiştir.

Ağır metaller

Ağır metaller, yakıldığında yok olmaz, olduğu halden daha tehlikeli biçimlere dönüşürler. Piller, boya çamurları, bazı plastikler ve ağır metal içeren diğer maddelerin yakma tesislerinde yakılmasıyla, ağır metaller çevreye yayılır. Cıva, kurşun, kalay, kadmiyum, arsenik gibi ağır metaller aynı KOK lar gibi canlılar üzerinde ağır yıkıma neden olmaktadırlar.

Çevredeki ağır metal kirliliğinin başlıca nedeni atık yakma tesisleridir. Havadaki cıvanın %29’u, manganezin %21’i, kurşunun %20,7’si, antimonun %19’u, kalayın %15’i ve  selenyumun %11’i yakma tesislerinin bacalarından havaya salınmaktadır.

Havaya salınan ağır metaller, toprağa, suya ve oradan da canlı bedenlere taşınırlar. Ağır metallere maruz kalan insanlarda, ruhsal ve nörolojik etkilere bağlı davranış bozuklukları, metabolizma sorunları gözlemlenmiştir. Maruz kalınan ağır metal oranına göre sakatlıklar ve bazı organların görevini yapamaması gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıktığı belirlenmiştir.

Asıl tehlike kül

Atık yakma tesislerinde yakılan her üç ton atıktan yaklaşık bir ton kül oluştuğu belirlenmiştir. Bu tesislerden havaya karışan ağır metal ve KOK lardan yüzlerce kat daha fazlası uçan küllerle çevreye yayılmaktadırlar. Ne kadar önlem alınırsa alınsın, kül boşaltım alanlarındaki küllerin rüzgarla birlikte çevreye yayılması engellenememektedir.

Kül toplama alanlarının su geçirmez olduğu iddia edilen zemini göreceli bir koruma sağlamaktadır. Küller yok olmaz. İçerdiğindeki zehirli atıklar zamanla azalmaz ve aksine daha başka zehirli bileşikler oluşabilir. Deprem, sel dışında yalnızca geçen zamanla bile kül toplama alanlarında sızıntıların oluşması kaçınılmaz bir sondur. Sızıntı yer altı sularını kirletir. Suyun doğal çevrimi kirliliği her alana yayar. Besinler kirlenir ve kirlilik sonunda insana kadar ulaşır.

Küllerin çeşitli inşaat ve dolgu malzemesi olarak kullanılma düşüncesinin ne kadar büyük sorunlar yarattığı zamanla anlaşılmıştır. 1994-1999 yılları arasında İngiltere’nin Newcastle kasabasında asfaltta dolgu malzemesi olarak kullanılan küllerin etrafa zehirli maddeler sızdırdığı anlaşılması üzerine asfalt sökülmek zorunda kalınmıştır.

Çevre Sağlığı

Yakma tesisleri çevresindeki insanlar kirlilikten en çok etkilenen kitleyi oluştururlar. Burada üretilen her türlü besin kirlidir. Yakma tesisleri çalışanları ve yöre halkında kanser, solunum hastalıkları, nörolojik hasarlar, üreme sorunları, cenin üzerinde bozulmalar gibi çok ciddi etkenler belirlenmiştir.

Yakma tesislerden uzak olmak bir kurtuluş olmadığı da bilinmelidir. Dioksin kirliliğinin besin zinciri yoluyla canlı bedenlerinde sürekli birikmesine verilebilecek en iyi örnek kutup ayılarıdır. Kutup ayıları, kirlilik yaratan etmenlerden oldukça uzak olmalarına karşın dioksin kirliliğinden etkilenmektedirler. Yakma tesisi kaynaklı besinler üzerindeki kirliliğin suyla yıkanarak temizlenmesi olanaksızdır. Kirlilik besinler üzerinden ancak %15-%50 oranında suyla temizlenebilir. Kalan zehirli maddeler besinin bünyesinde bulunur. Yendiğinde canlı bedenlere geçer ve orada sürekli kalır. Dışarı atılamazlar. Birikim ilerledikçe sağlık sorunlarının baş göstermesi kaçınılmazdır.

Yapılan plan değişikliği ile kurulması düşünülen atık yakma tesisi tıbbi atıkları yakmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yukarda anlatılan nedenlerden de açıkça görülebileceği gibi Atık Yakma Tesisi kurulduğundan bunda halk ve çevre sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir. Dioksin, Furan gibi canlı bedenler için çok zehirli maddeler açığa çıkacak ve aslında sağlık için planlanan bertaraf sistemi halk ve çevre sağlığı açısından sağlıksız bir ortam oluşturacaktır. Ayrıca yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bu tür yakma tesisleri sağlık sektöründe atık oluşumunu arttıran bir ivme kazandıracaktır.

 Ayrıca Derneğimiz tarafından yapılan incelemede; 1/5000 Ölçekli Osmangazi Nazım İmar Planı Değişikliği’nde; Çöp Depolama Alanı ile ilgili plan notuna “Hamitler Çöp Depolama Alanında Tehlikeli Tıbbi Atık Yakma Tesisi Yer Alabilir” notu ilavesi yapıldığı tespit edilmiştir.

Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, “Bu Yönetmeliğin amacı; insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak (Değişik ibare:RG-17/3/2001-24345) her tür ve ölçekteki planın ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dahilinde yapılacağını belirlemektir.” olarak ifade edilmiştir.

Yukarda belirttiğimiz nedenlerden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 24.12.2012 tarih ve 1302 sayılı kararıyla onaylanan, 04.01.2013-04.02.2013 tarihleri arasında askıya çıkarılan, Osmangazi ilçesi, Hamitler mahallesi, Çöp Depolama Alanındaki Tehlikeli Tıbbi Atık Yakma Tesisine 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği’ne itiraz eder, itirazımızın Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nce değerlendirilmesini arz ederiz.

DOĞADER