İlişkili Sayfalar

 
Banner
Atık Yağlar Sağlığımızı Tehdit Ediyor Print E-mail

10-numara-yag8 Haziran 2011 günü meydana gelen ve 9 kişinin ölümüne 35 kişinin yaralanmasına neden olan trafik kazasında otobüste çıkan yangının dizel yakıtı olarak kullanılan atık yağların neden olduğu öne sürüldü.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25221768/

Atık yağların içeriğinde bulunan ağır metaller, sağlık için büyük tehdit oluşturuyor. 

 Atık yağlar, kanser başta olmak üzere, üreme ve hormon (endokrin) sistemleri üzerinde hastalıklara neden oluyor. 

kanserYol kenarlarında “10 numara yağ” adıyla satışa çıkartılan atık yağlar, içine zehirli ve parlayıcı bazı kimyasallar eklenerek dizel yakıtı olarak kullanılıyor. 

 Artan petrol fiyatları, atık yağları dizel yakıtı gibi kullanılmasına olan talebi arttırıyor.

 Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yıllardır sürdürdüğü atık yağ toplama işi tam bir fiyaskoya dönüşmüş durumda.

 Atık madeni yağların yalnıza %17’si toplanabiliyor.

 Toplanan bu atık yağların çok büyük çoğunluğu çimento ve atık yakma tesislerinde yakılarak bertaraf ediliyor. Bu yöntem ile yağların mazot yakıtı olarak kullanılması arasında bir fark yok. Her ikisinde de hastalık yapıcı kimyasallar ve ağır metaller havaya karışıyor.

 Ülkemizdeki atık yağ geri dönüşüm şirketleri, son on yıl içinde kurulmuş olmalarına karşın yüksek enerji, yoğun atık düşük verim ve son derece niteliksiz ürünler üreterek çalışıyor.

 Gelişmiş ülkelerde yağlar orijinal yağ niteliğinde geri dönüştürülebiliyor.

 TUBİTAK’ın iki yıldır sürdürdüğü proje atık madeni yağlar konusunda ülkemizdeki başıbozukluğu net bir şekilde ortaya çıkardı.


 

Atık yağlar, sağlığa tehdit

Atık yağlar, en ciddi kirleticiler arasında yer alır. 1 Litre atık yağ, 1 milyon litre suyu kirletir. 30-50 ppm yağlı su, sudaki canlı yaşamını yok edebilmektedir. Atık yağlar toprağa döküldüğünde bitkilerde fotosentezi azaltarak yıkıma uğratmakta, toprak ürünlerinin azalmasına neden olmaktadır. Toprağa dökülen yağ, sulara ve oradan da besinlere girerek toksinlerin gıdalar aracılığıyla bedenimize ulaşmaktadır. Madeni atık yağlar, içerdiği kurşun, nikel, kadmiyum, klorür, krom, çinko, bakır gibi elementler büyük bir çevre sorunu oluştur. Atık yağlar, enerji sağlamak ve bertaraf amacıyla yakıldığında yada dizel yakıtı olarak kullanıldığında içeriğinde bulunan toksinler havaya karışarak solunum yoluyla canlı bedenlere ulaşır.

Madeni atık yağların yakılması, toprağa, suya bırakılmasıyla içeriğinde bulunan KOK (Kalıcı Organik Kirletici) sınıfındaki PCB (Poliklorlanmış Bifeniller), PAH (Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar) ve ağır metal, toksin kimyasallar canlı yaşamı için büyük tehdit oluşturmaktadırlar. Bu toksinler hava, yiyecek ve sulara bulaşmış olarak bedene girdiklerinde yağ dokuda birikmeye başlar ve bir daha bedenden dışarı atılamazlar. Yaşadığımız ortamdan bedenimize giren bu zehirli kimyasallar birikim oranı arttıkça kanser başta olmak üzere endokrin ve üreme sistemi hastalıkları gibi daha pek çok sağlık sorununa başlıca nedenleri arasında yer alırlar.

TÜBİTAK madeni atık yağlar projesi sonuç toplantısında canlı yaşamının büyük tehdit oluşturan atık yağların ülkemizde denetimden yoksun yüzünü gözler önüne serdi. Atık yağların büyük bir çoğunluğunun nereye gittiği bilinmediğini ortaya çıktı.

TÜBİTAK Atık Madeni Yağlar Projesi

tubitakAtık madeni yağlarla ilgili olarak TÜBİTAK’ın son üç yıldır yürüttüğü proje sonuçları 24 Şubat 2011 günü Ankara’da yapılan bir toplantıyla tanıtıldı. ÇOB (Çevre ve Orman Bakanlığı) ile ortak yürütülen sonuç toplantısına sektör temsilcileri yakın ilgi gösterdi. Toplantıya DOĞADER adına Caner Gökbayrak katıldı. Toplantıda yapılan sunumlarda, ülkemizde madeni atık yağ konusundaki başıbozuk düzen gözden kaçmadı.

Atık yağlar, dizel motor yakıtı

Toplantıdan çıkan en önemli görüş, atık yağların önemli bir oranda kaçak yollarla dizel yakıtı olarak kullanıldığının ortaya çıkması oldu. Atık madeni yağlarında bulunun yüksek toksik zehirli kimyasallarının dizel yakıtı olarak kullanılmasıyla havaya karışarak sağlığı önemli oranda tehdit ettiği bilinmektedir.

Deniz kökenli yağlar projede kapsam dışı

Atık yağ projesinin çerçevesi çizilirken, deniz taşıtları kökenli madeni atık yağların kapsam dışı bırakılması önemeli bir eksiklik olarak göze çarptı. Deniz taşıtları kökenli atık yağlar, deniz suyu etkisiyle yüksek klorür oranı nedeniyle daha zehirli kimyasallar içeriyor.

yagda_kizartmaOrganik yağlar da kapsam dışı

Projenin yalnızca madeni yağlar üzerine hazırlanması, gıda sektöründe kullanılan yağların proje kapsamı dışında tutulması, ülke çapında ortaya çıkan atık yağların çok dar bir kapsamının projede incelemeye aldığı gözlendi.

Geri dönüşümde yetersiz teknoloji

Ülkemizde yağ geri dönüşümü yapan işletmelerin son 10 yıl içinde kurulmuş olmasına karşın tesislerin yağlardaki zararlı kimyasalların gerektiği gibi arındıramadığı öne çıkan başka bir önemli konu olarak yer aldı. Geri dönüşüm tesislerini yetersiz teknoloji içerikleriyle kuruluşuna izin veren Çevre ve Orman Bakanlığı’nın büyük hatası olduğu unutulmamalıdır.

 Atık yağların geri dönüşümü

Atık yağlar için dünya çapında geliştirilen yöntemlerle, başka atıklar oluşturmadan orijinal kalitede geri dönüşümü sağlanabiliyor. Toplantıda söz alan Dr. Detlev Bruhnke, Almanya’da 300 bin ton atık yağı toplayarak orijinal kalitede atık oluşturmadan geri dönüştürdüklerini anlattı. Bu teknolojinin ülkemize aktarılması için yağ geri dönüşüm firmalarını zorlayıcı yasal düzenlemelerin bir an önce düzenlenmesi gerekmektedir.

Atık madeni yağların %83’ü kayıt dışı

2004 yılından bu yana atık yağların yalnızca %17’sini denetim altına alınabilmesi Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili Bakanlıkların insan ve çevre sağlığını tehdit eden bu konuya yeterince önem vermemesi olarak yorumlanmıştır.

yakmaYakma çözüm değil

Denetim altına alınabilen %17’lik oranın bir bölümünün çimento fabrikalarında yakılarak bertaraf edilmesinin havaya canlı yaşamını tehdit edici kimyasalların yayılmasına neden olduğu, toplantıya katılan geri dönüşüm şirket temsilcileri tarafından dikkat çekildi.

Arıtma çamurları nerede

Yağ geri dönüşümü yapan tesislerin yüksek toksik madde içeren arıtma çamurlarının ne yapıldığı sorusu çimento fabrika temsilcisi tarafından dile getirildi.

Kayıt dışı furya

Proje süresince kurumlardan yeterli bilgi toplanamamış olmasının ardında yatan temel konu, atık yağların ilgili yasal yönetmelik dışı kaçak yöntemlerle elden çıkarılmakta oluşunun yakından ilgisinin olmasıdır. Yükselen petrol fiyatları, atık yağları dizel yakıtı olarak kullanma talebini arttırdığı bilinmektedir. Zehirli kimyasallar içeren bu atık yağlar, kamyon, otobüs, servis ve diğer ticari araçlarda kullanılmasıyla, insanların yoğun yaşadığı alanlarda havayı önemli oranda zehirlediği ortaya çıkmıştır.

cevre_orman_bakanligi_logoÇevre ve Orman Bakanlığı, atık yağ tehdidine ne kadar göz yumacak

Atık yağlar konusunda tam bir başıboşluk yaşandığını gözler önüne seren toplantı sonunda DOĞADER temsilcisinin ÇOB yetkilisi Kemal Kurusakız’a yönelttiği “Bu kirleticiler her an yaşamımızı tehdit ederken siz Bakanlık olarak ne kadar hızlı önlemler alacaksınız?” sorusuna gereken yanıtı alamadı.

Panelde söz alan konuşmacılar

Atık madeni yağlar proje yürütücüsü Dr. H. Julide Köroğlu, yaptığı açıklamada, proje kapsamında sağlıklı veri toplanamadığını, 1500 kurumdan istedikleri verilerin ancak %20’sinden geri dönüş olduğunu, gelen bu verilerin de %85’inin tutarsız rakamlarla doldurulduğu için kullanılamaz durumda olduğunu belirtti. Bu nedenle literatür çalışması yerine saha çalışmasına yöneldiklerini anlattı. Sanayi Bakanlığı’nın firmalardan topladığı verilerinde incelemeye alındığını belirten Köroğlu, Sanayi Bakanlığından gelen beyanlarının büyük çoğunluğunun uydurma ve tutarsız verilerden oluştuğu için ancak 510 veriyi kullanabildiklerini anlattı.

Atık yağların geri dönüşümü ile %50 – 85 oranında az enerji harcanarak %60 – 70 oranında baz yağ elde edilebileceğini anlatan Köroğlu, 2010 yılında piyasaya sürülen 1385 ton baz yağın miktarındaki yüksekliğe dikkati çekti. Köroğlu ayrıca, sanayisi bizden kat kat ileri Almanya’da kişi başı 12 kg baz yağ tüketilirken ülkemizde bu oranın kişi başı 18 kg olmasının ardında başka nedenler aranması gerektiğini belirtti.

Taşıtlarda kullanılan yağların %75-80 oranında, tekstil makinelerinde %80-100, metal ve ısıl işlemde ise %50-60 oranında atık yağ oluştuğunu belirlediklerini açıklayan Köroğlu, bu yağların bertarafı için yönetmelik gereği sanayicinin analiz yaptırması gerektiğini bunun hemen hiç uygulanmadığını anlattı. Proje kapsamında piyasada satılan tüm motor yağlarını da incelediklerini, katkı maddelerin yağlarda sağlık açısından zararlı kimyasalların ortaya çıkmasına neden olduğunu belirlediklerini bildirdi.

Dünyada yağ geri kazanım teknolojilerinde uygulanan TS 13369 standardını Türkiye’de kullanılmadığını belirten Köroğlu, geri kazanım tesislerinin yüksek enerji, düşük verim ve yoğun atık üreterek çalıştıklarını önemle vurguladı. Geri dönüşüm, tesislerinin kesinlikle denetlenmediğini vurgulayan Köroğlu, distilasyon reaktörünün yılda birkaç kez temizlenmesi gerekirken hiç temizlenmediğini de sözlerine ekledi.

ÇOB (Çevre ve Orman Bakanlığı) Genel Md Yrd Recep Şahin’in yaptığı açılış konuşmasında 2004’te yayınladıkları yönetmelikle ilk kez atık yağların denetim altına alınması amacıyla başlattıkları çalışmaların geçen 7 yıla rağmen %17’sinin (yakılarak, daha zararlı bir duruma dönüştürülerek) kayıt altına alınabildiği açıkladı.  Yılda 250 bin ton atık madeni yağ ortaya çıktığını ve bunların ancak 42 bin 500 tonu toplanarak geri dönüşüm ve bertaraf yöntemiyle işlemden geçtiği bildirdi. Toplanan yağlarda çinko, kurşun, kalsiyum, fosfor ve klorür miktarlarının sınır değerlerin üzerinde olduğunu belirten Şahin, proje amacının sorunların belirlenerek yasal önlemlerin alınması olduğunu bildirdi.

Toplantıda bir konuşma yapan TBMM Çevre Araştırmaları Komisyonu Bşk. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, atık yağların çevre ve sağlık zararlarından bahsederek özellikle çoğu sanayi bölgelerinde atık yağların çevreye döküldüğünü dile getirdi. Türkiye’de yasayı çıkartanla denetleyen kurumun aynı olduğu için denetimlerin yeterince yapılamadığını bu işleyişin ayrılması gerektiğini bildirdi. Atık yağların, taşıma, kullanım, geri dönüşüm ve bertaraf aşamasına kadar ciddi olarak izlenmesi gerektiğini bildiren Öztürk, acil önlem planlarının oluşturulması gerektiğini sözlerine ekledi. Deniz araçları kökenli atık yağların çok tehlikeli olduğu halde limanlarda pazarlandığını belirten Öztürk, yağların çimento fabrikalarında yaktırılmasından kaygı duyduğunu açıkladı.

Yağ geri dönüşümünde Almanya Örneği

Almanya’da atık yağ kendi geliştirdiği yöntemlerle yağları %100 atıksız olarak orijinal kalitede geri dönüşüm sağlayan Avista Oil firmasından Dr. Detlev Bruhnke ve Mustafa Nehir birer konuşma yaptılar. Türkiye’de de yatırım yapmak istediklerini dile getiren Bruhnke, Almanya’da yılda 300 bin ton kapasite atık yağ geri kazanarak orijinal kalitede yağ ürettiklerini, bunu yaparken çevreye de zarar vermediklerini dile getirdi.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği