Banner
Türkiye'nin GDO'lara İhtiyacı Yok Print E-mail

Çok değil günümüzden 50-60 yıl önce çiftçilerimiz, hasattan ayırdığı tohumu ertesi yıl toprağa ekerdi. Hasatta verimi arttırmaya yönelik tohum üretmek amacıyla Devlet Üretme Çiftlikleri devreye sokuldu. 80 darbesi, Turgut Özal önderliğinde sosyal devletin yıpratılıp Kapitalizmin tüm kurumlarıyla yerleştirme hamlesiydi. Bu yıpranmada tohum da payını aldı. Devlet Üretme Çiftlikleri kapatılarak, TİGEM kuruldu. TİGEM'in günümüze kadar geçen süreçte işlevsizleştirildi. Çiftçi, ulusal ve ulus ötesi tohum tekellerinin boyundurluğuna sokuldu. Ancak bunlar ulus ötesi tohum tekelleri için yeterli değildi.

Dünya kapital sermayesinin gizli kurumlarının vazgeçilmez ismi Henry Kissinger, hedefi çok önceleri göstermişti. “Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri yönetirsiniz, gıdayı kontrol ederseniz insanları yönetirsiniz" GDO-Genetiği Değiştirilmiş Organizma olarak adlandırılan tohumlar, insanı yönetme planlarının önemli bir hamlesi olarak ortaya çıktı. Ulus ötesi sermayenin yeniden üretimi için önemli bir dayanak noktası olarak planlandı. Tohumların genlerine müdahale edilerek, bazı hastalıklara, zararlılara karşı bağışıklık kazandırılıdı. Yeniden satın alınmasını garanti altına almak için ise tohumlar kırılaştırılıdı.

Kapitalizmin insanı denetim altına almanın en büyük hamlesi olan GDO hareketi, sınır tanımaz bir ayrıcalıkla yaygınlaşmasını sürdürdü. GDO'lu tohumların tehdit ettiği ülkelerden biri de Türkiye idi. DOĞADER'in de üyesi olduğu ve etkin görev aldığı GDO'ya Hayır Platformu, uzun yıllar boyunca halkı bilinçlendirme ve mücadele çalışmalarını yürüttü.

GDO'lar konusunda söylenebilecek en doğru söz, GDO'lu tohumlara ülkemizin hiçbir gereksinimi olamamasıdır. Bin yıllar boyunca çiftçi duyarlılığıyla sentezlenen tohumlar, yine aynı yöntemlerle varlığı devam ettirilebilir. Ülkemizin GDO'lu tohumlara ihtiyacı yoktur, gelecekte de olmayacaktır. Bu ucube tohumlar, çiftçimizi ulus ötesi tohum tekellerinin insafına terk edecektir.  Sağlığımız ve genital işlevlerimiz üzerinde zararlı etkileri vardır. Ancak bunlara karşın AKP yönetiminin, birilerine verilen sözler tutulmak istenircesine GDO'lu gıdalar konusundaki ısrarı hayret vericidir. 

 

GDO'lu tohum, yiyecek ve yemlerin ülkeye girişine, serbestçe pazarlanmasına izin verildikten sonra herşey bitmiş demektir. Ürünü içerdiği GDO oranı bakımından kısıtlamanın bir anlamı yoktur. Gen denen şey o binde 9 içinde bile milyarlarcadır. Tek bir genin bile bedenimizdeki genetik bozulmaya neden olabileceği bilinmekteyken binde 9 gibi bir kavramın anlamsızlığı

ortadadır.

GDO'lar yasaklanmalıdır. Türkiye'nin GDO'lara ihtiyacı yoktur. GDO'lar ulus ötesi kapitalizmin bir oyunudur. GDO'ların dünya üzerinde yaygınlaşması dünya genelinde binlerce farklı türü bulunan tohumları bir iki türe indirgenmesine neden olacaktır. Bin yıllar boyunca tohumlar üzerinde gelişen hastalıklar, ortamlada bulunan farklı türlerin bağışıklığı nedeniyle korunarak, soyları günümüze kadar gelebilmiştir. Oysa GDO'lu tohumların yaygınlaşmasıyla bu binlerce tür birkaç türe indirgenecektir. GDO'lar la birlikte tür sayısı azalan tohumlar üzerinde gelişecek hastalıklar, insanları açlık tehlikesiyle yüz yüze bırakma tehlikesini taşırlar.   

DOĞADER, bundan sonra da GDO'lara karşı mücadesini sürdürecektir. Birer tüketici olarak, desteğiniz ve GDO'lu gıdalar konusunda seçici ve bilinçli davranışlarınız önemlidir.

DOĞADER  

GDO'lu mısır ve soyaya onay çıktı

18 Haziran 2010 - Türkiye 2009 Ekim'inde yayınlanan yönetmelikten sonra "Var mı yok mu" diye tartışılan GDO'lu ürünlere resmi olarak kapılarını açtı. Genetiği değiştirilmiş 16 çeşit mısır ve üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanılabileceğine karar verildi.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25107285/

 

GDO'lar konusunda açıklayıcı bilgiler

Tohumu kontrol eden insanları da kontrol eder

http://www.dogader.org/index.php/bilgi/335-tohumu-kontrol-eden-insanlari-da-kontrol-eder

Katil Tohumlar

http://www.dogader.org/index.php/bilgi/178-katil-tohumlar-

Tarım Kimyasalları ve GDO'lu Tarımın Zararları

http://www.dogader.org/index.php/bilgi/104-tarim-kimyasallari-gdo-tariminin-zararlari