Banner
Basından Seçtiklerimiz
Ormanlar alev alev Print E-mail

AKP Hükümeti ormanları gözden çıkartınca yangınlar arttı!

23 Ağustos 2009 Pazar günü, tek bir günde 17 ilimizde çıkan orman yangınlarda 503 hektarlık alan yandı. Sonraki günlerde çıkan  orman yangılarında yüzlerce hektar ormanlık alan yandı.

Ormanlar neden yanıyor?
Yetkililer, yangınların hemen hemen tamamının, insan etkisiyle ortaya çıktığını söylüyor. Kundaklandığı öne sürülüyor

Peki ama özellikle son yıllarda orman yangınlarının hızlı artışının  asıl nedeni nedir? Sorunun yanıtını, AKP iktidarının ormanı talana açan uygulamalarında aramak gerekiyor.

2/B
Yıllardır celladın kılıcı gibi ormanlarımızın üzerinde dolaşıp duran "2/B orman alanlarını satışını öngören yasa tasarısı" yangınları açıklayan en güçlü nedenlerden biridir. Yasa çıktığında af edileceğinden emin olan arazi mafyası ormanları yakarak ele geçirmeye çalışıyor. Yanan orman alanlarının üzerine evler, mahalleler oluşuyor.

Arazi mafyası, Maden mafyası, Turizm mafyası
Ağaçları keserek ve yakarak kendilerine rant alanı açmaya çalışan arazi mafyasına, Kaz Dağları'ndaki son yangınlarda olduğu gibi maden mafyası da katılmış durumda. 

Anayasa Mahkemesi'nin ve Yargıtay'ın, ormanlık alanlarda madencilik yapılmasını engelleyen kararından kısa bir süre sonra AKP iktidarı hukuk tanımaz bir uygulamaya girişerek çalışmalara yeniden izin verdi. Kendini devletin temel erklerinden biri olan hukuktan üstün gören AKP iktidarının bu uygulamalarından cesaret alan maden mafyası da arazi mafyası gibi gözüne kestirdiği ormanlık alanları ataşe vermekten çekinmiyor.

Tüm bunların yanında Sorgun ormanlarında olduğu gibi ormanları turistik otel ve golf sahalarına açmaktan çekinmeyen AKP Hükümeti, Acarkent örneğinde olduğu gibi özel orman alanlarına izin vererek, yüzbinlerce ağacın katledilmesine yasal kılıflar uyduruyor.

Uludağ Milli Parkı'nı, Milli Parklar Yasasının aksi hükümlerine rağmen  turizm alanına çevirmeye çalışan AKP Hükümeti, ormanlık alanı talana açacak uygulamalara girişiyor. Milli parkları korumakla yükümlü olan Çevre ve Orman Bakanlığı bu talana memur kılınıyor. Bakanlık bu uygulamayla görevini kötüye kullandığına aldırış etmeden Milli Parklar Kanunu'na ve kendi görev ve sorumluluklarını ihlal eden çalışmalarını sürdürüyor.

Tüm bu gerçekler ortadayken, ormanlarımızın varlığını sürdürebilmesi bile büyük mucize olarak görüyoruz.

  • AKP, çevreye yönelik talanlarını artık vaz geçmelidir.
  • 2/B Orman alanlarının satışını öngören yasa taslağı iptal edilmeli ve bir daha böyle bir uygulamaya gidilmeyeceği halka duyurulmalıdır.
  • Çevre ve Orman Bakanlığı, görevine ihaneti bırakıp asıl işi olan çevreyi ve ormanı korumaya yönelmelidir.
  • Ormanlık alanların üzerine turizm dahil hiç bir nedenle tesis yapımına izin verilmemelidir.
  • Özel orman uygulamalarına son verilmelidir.
  • Orman korucularının ve yangın gözetim kulelerinin sayısı, olası yangınların büyümeden önleyecek sayıda arttırılmalıdır.
  • Yanan orman alanları ordudan da destek alınarak hızla ağaçlandırılmalıdır.
  • Küresel ısınmayı engellemede önemli bir yeri olan ormanlık alanların arttırılması için hazine arazileri üzerinde ağaçlandırma kampanyası başlatılmalıdır.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

Kazdağı yangını sabotaj mı?

28 Ağustos 2009 - Kaz Dağları’nda 200 hektarlık alan küle döndü. Dünyanın en önemli oksijen kaynaklarından biri olan Balıkesir Kaz Dağları’nda çıkan yangın söndürüldü ama 200 hektarlık alan küle döndü. Üç noktada başlayan yangında sabotaj ihtimali üzerinde duruluyor.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.acikgazete.com/guncel/2009/08/28/kazdagi-yangini-sabotaj-mi.htm

Edremit'te yine orman yangını çıktı

28 Ağustos 2009 - Balıkesir'in Edremit ilçesinde bugün yine orman yangını çıktı. Dün Kazdağları'nda binlerce ağacı kül eden yangının ardından, alevler bu kez Doyran köyünden yükseldi.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/08/28/edremitte.yine.orman.yangini.cikti/541124.0/

Horzum Yaylasında Orman Yangını

27 Ağustos 2009 - Adana'nın Kozan ilçesine bağlı Horzum Yaylası'nda çıkar orman yangınında 2 dönüm alan zarar gördü.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.haberfx.net/horzum-yaylasinda-orman-yangini-haberi-71981/

Hekimhan’da orman yangını

27 Ağustos 2009 - Hekimhan ilçesine bağlı Yeşilpınar köyü Katil mezrasında 6 hektar meşelik orman yanarak kül oldu.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.malatyaguncel.com/news_detail.php?id=26370

Balıkesir'de orman yangını

26 Ağustos 2009 - Kazdağı eteklerinde akşam saatlerinde başlayan yangın kontrol altına alınamadı.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.haber1.com/haberdetay.asp?Newsid=112091&Categoryid=6

Turgutlu'da Orman Yangını

26 Ağustos 2009 - Manisa'nın Turgutlu ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.haber1.com/haberdetay.asp?Newsid=112097&Categoryid=6

Pazar gününün bilançosu: 17 ayrı kentimizde orman yangını çıktı; 7 tanesi 'aynı anda'

25 Ağustos 2009 - 7 yerde aynı anda başlayan yangınlarda, 170 hektarı Kocaeli'nde olmak üzere 503 hektar alanın zarar gördüğü açıklandı.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.nethaber.com/Toplum/113147/PAZAR-GUNUNUN-BILANCOSU-17-ayri-kentimizde-orman#

Denizli’de orman yangını

23 Ağustos 2009 - DENİZLİ Merkez’e bağlı Başkarcı Beldesi’ne adını veren Başkarcı Dağı’nda bugün saat 15.00 sıralarında orman yangını çıktı. Bahçedeki kuru otları temizlemek isterken orman yangınına neden oldukları iddiasıyla baba- oğul gözaltına alındı.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12333704.asp

 
Alemdar Mahallesi Baz İstasyonundan Kurtuldu Print E-mail

Baz istasyonlarının halk sağlığını tehdit edecek noktalara kurulması toplumu olumsuz yönde etkiliyor. Yaşanan rahatsızlık mahalle halkının ortak girişimleri sonucu yargıya taşındığında ise mahkemeden çoğunlukla halkın istediği yönde kararlar alınıyor.

http://www.dogader.org/index.php/baslamalar-mainmenu-48/209-alemdarlilar-cep-telefonlarini-kirdilar

Bunun son örneği Bursa'nın Alemdar Mahallesinde yaşandı. Alemdar mahallesi halkı, gözden kaçırmak için baca görünümü verilmiş Türkcell'e ait baz istasyonuna karşı güçlü bir tepki göstermişti. DOĞADER ve Alemdar Mahallesi halkının bu tepkisine ortak olarak 4 Ağustos 2008'de ortak bir basın açıklaması düzenlemişti. Açıklamada, baz istasyonlarının yarattığı sağlık sorunları dile getirilmiş, sağlığımız üzerinde yaratacağı olumsuz riskleri kabul edilmeyeceği bildirilmiş ve bu nedenle yargı yoluna başvurulduğu açıklanmıştı.

30 Temmuz 2008'de açılan davanın avukatlığını, DOĞADER Yönetim Kurulu üyesi Av. Cankat Taşkın yaptı. Yargılama toplam 6 celse sürdü ve Türkcell'e ait baz istasyonu için biri halk sağlığı uzmanından olmak üzere 2 kez bilirkişi raporu alındı. Toplamda 5 bilirkişiden rapor alınmış oldu. Davanın son celsesi 14 Temmuz 2009 günü görüldü ve mahkeme Turkcell'e ait baz istasyonunun kaldırılmasına karar verdi.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Çördük köylüsü direniyor Print E-mail

Mustafakemalpaşa'nın Çördük Köyü yakınlarında kurulması planlanan 'Tehlikeli Atık Yakma Tesisi'ne karşı yöre halkı büyük bir mücadele veriyor. Yakma düşüncesinin daha büyük zarardan başka birşey getirmediğini anlamak istemeyenlere karşı DOĞADER köylülerle birlikte mücadeleyi, vatanı yani toprağı savunmayı örgütlüyor. 

Çördük köylüleri ve yöre köylülerler başta olmak üzere girişilen mücadeleye Mustafakemalpaşa Sivil Toplum Platformu, Bursa TMMOB İKK, Bursa Tabib Odası, Çevre Müh. Odası, Şehir Plancıları Odası, Ziraat Müh. Odası, ve Nilüfer Yerel Gündem 21 etkin desteklerini sunuyorlar.

Çördük köylüleri, torağını savunuyor. ÇED-Çevre Etki Değerlendirme süreci içinde yer alan 'Halkı Bilgilendirme Toplatısı'nı, Çördüklüler bir kez daha geri püskürtüyor. Yalanlarıyla birlikte halkı kandırmaya gelen ÇED yetkilileri çareyikaçmakta buluyor. Çördüklüler, toprağını kirletecek olanlara ateş püskürüyor. Onları köy sınırlarından çıkana kadar kovalıyorlar.

5 kez değiştirilerek içeriği boşaltılan ÇED Yönetmeliği halka yapılacak tesis hakkında görüş ve önerilerini sormuyor. Onların derdi yalnızca 3 ay gibi bilimsel inceleme yapılmasının olanaksız olduğu bir süreç içinde yalan yalnış bilgilerle, allayıp pullayarak hazırladıkları rapor ile halkı kandırmaktır. Halka sunum yapıldığına dair imzaları alıp süreci tamamlamaktır. ÇED sürecinde yasal zeminde bile yöre halkının düşüncesinin önemi yoktur. Amaçlanan yalnızca gözü boyamaktır.


Atıklar yakıldığı zaman çok daha zehirli hale dönüştüğü bilindiği halde, yakma tesislerini kurmakta sakınca görmeyenlere karşı DOĞADER gerçekleri bir kez daha ortaya koyuyor.

Atık yakma raporumuza, aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
http://www.dogader.org/index.php/bilgilendirme-mainmenu-67/372-atiklardan-yakarak-kurtulamazsiniz

DOĞADER

Şu çılgın Çördüklüler (Video)

26 Mayıs 2009 - Mustafakemalpaşa'ya bağlı Çördük Köyü'nde bugün yine hareketli anlar yaşandı. Hareketliliğin sebebi bilindiği üzere köye yapılması planlanan tehlikeli atık bertaraf tesisiydi. Köyün meydanında Çördüklülere tesis ile ilgili bilgi vermek isteyen firma temsilcileri sert tepki ile karşılaştı. Köylülerin kovaladığı firma temsilcileri ancak jandarma yardımı ile köy dışına çıkabildi.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.linetv.com.tr/HaberDetay.aspx?ID=1235

Çördük direnişe devam ediyor

27 Mayıs 2009 - Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çördük Köyü, verimli tarım arazilerinin üzerine kurulması planlanan sanayi ve tıbbi atık yakma tesisine karşı aslanlar gibi direnmeye devam ediyor.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.olay.com.tr/Sayfa.php?Git=KoseYazilari&id=3613

Köylülerin doğa nöbeti (Video)

Mustafakemalpaşa'ya bağlı Çördük Köyü yakınlarında kurulması planlanan Endüstriyel ve Tıbbi Atık Tesisi'ne köylülerin gösterdiği tepkiyi daha önce ekranlara getirmiştik. Çördük köyünün kadınları güneş altında saatlerce Orman Bölge Müdürlüğü'nün ektiği binlerce fidanının bakımını yaparken, erkekler ise tesis nedeniyle ağaçlarının yok edilerek doğanın katedilmemesi için bölgede nöbet tutuyor.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.linetv.com.tr/HaberDetay.aspx?ID=1157

Çördük Kurtuluş Savaşı (Video)

Mustafa Kemal paşa'ya bağlı Çördük Köyü'nde bugün, köy yakınlarında kurulması planlanan endüstriyel ve tıbbi atık berteraf tesisi'ne isyan vardı. Köylüler, bilgilendirme amacı ile bölgeye gelen çevre ve orman bakanlığı yetkililerine tepki gösterdi.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.linetv.com.tr/HaberDetay.aspx?ID=1071

Çördük köyü direnişi!!!

1 Mayıs 2009 - Hadise özet olarak şudur: AFÖ adlı bir güzide şirket, Mustafakemalpaşa ilçesinin tarımsal üretim yapılan güzeller güzeli Çördük köyü civarında yakıcı bir tesis kurmaya niyet etmiş.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.olay.com.tr/Sayfa.php?Git=KoseYazilari&id=3298

 
Erkekler için kötü haber Print E-mail

Suyun yeryüzündeki tüm canlıların ortak malıdır. Oysa biz insanlar, bu güne kadar su kaynaklarını kullanmak ve kirletmek konusunda bencilce davrandık. İklim değişiminin bir sonucu olarak su çevrimindeki olağan dışı hareketler, içilebilir suyun önemini daha da arttırdı. Bu durumu kendileri için büyük bir pazar kapısı olarak gören ulusal ve ulus ötesi su tekelleri, "Dünya Su Forumu" gibi etkinlikler düzenleyerek, oluşturmak istedikleri su piyasasını halkın bilincinde olağanlaştırma politikaları yürütüyorlar.

Ülkemizdeki su şirketleri, suyu şişeleyerek satıyorlar. Suyun şişelenmesi için çoğunlukla pet şişeler kullanılıyor. Pet şişelerin, güneş altında, çok sıcak ortamlarda yada dondurulduğunda, suya dioksin gibi zararlı maddeler bıraktıkları biliniyordu.

Yapılan yeni bir araştırma, pet şişelerdeki sularda yapay ostrojen hormonu olduğunu gün yüzüne çıkardı. Paketleme malzemesinden gıdalara bulaşan maddelerin insanları yapay hormonlara maruz bırakıp bırakmadığını anlamak için yapılan araştırma sonucu, yapay ostrojen hormonundan etkilenen erkeklerin erkek üreme hormonu olan testerojen düzeyini düşürdüğünü ve kısırlık belirtileri ortaya çıkarabileceği belirtiliyor.

Ostrojen düzeyi artan erkeklerde, kadınsı belirtiler ortaya çıkar. Cinsel istek yok olur, saçlar uzamaya ve yumuşamaya, göğüsteki kıllar dökülmeye ve memeler irileşmeye başlar.

DOĞADER

Kadınlık hormonu böyle geliyor

28 Mart 2009 - Plastik şişedeki maden sularını içerken, kadınlık hormonu östrojen alıyor olabilirsiniz...

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/11305288.asp

Hormone-mimics In Plastic Water Bottles Act As Functional Estrogens

27 Mart 2009 - Researchers in Frankfurt, Germany, have just reported evidence suggesting that estrogen-mimicking chemicals can leach out of certain plastic bottles. Disturbing as that is, their data indicate that the mineral water dispensed in some glass bottles may also contain such hormonelike pollution — and not because it leached out of the glass.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.sciencedaily.com/releases/2009/03/090326100714.htm

Haberin "Google Türkçe" çevirisi için tıklayın.
http://translate.google.com.tr/translate?hl=tr&sl=en&u=http://www.sciencedaily.com/releases/2009/03/090326100714.htm

 
Dünya Su Forumu'na göre, Su kâr getirecek bir meta! Print E-mail

Ulus ötesi su tekelleri ve onların yerli işbirlikçilerinin öncülüğünde, dünya para finans kurumları IMF ve Dünya Bankası'nın desteğiyle, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ev sahipliğinde, 16 - 22 Mart 2009 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenen Dünya Su Forumu'nda, basın ve medyaya yansıyan pembe tablonun tersine suyun bir kâr edilecek bir meta olduğu konusu gündemini korudu.

Suyun asıl sahipleri olan halkın temsil edilmediği forumda katılımcıların çoğunluğunu, su kaynaklarını sahiplenmek için can atan şirket temsilcileri ile çeşitli uluslardan devlet görevlileri oluşturdu. Bu haliyle Dünya Su Forumu, suyu satmak isteyen devlet temsilcileriyle almak isteyen ticari şirketlerin danışıklı döğüşünden öteye geçemedi. Forumda, alternatif görüş dile getiren bazı devlet adamları ve bazı derneklerin temsilcileri ise görüşlerine destek bulamadı.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, forum boyunca su kaynaklarının satışının planlandığı konusundaki eleştirilerimize karşı çıktığı halde, forumda sıklıkla sudan kar getirici meta olarak söz edildi.

Forumun 3. günü  düzenlenen “Suyun finansmanı ve mali sürdürülebilirlik” konulu panelde, Dünya Bankası, Asya Yatırım Bankası ve birçok ülkenin su konusundaki sorumlu temsilcileri konu hakkında sunumlar gerçekleştirdi. Sunumlarda, suyun yatırım yapılacak ve karşılığında da kâr beklentisi içine girilecek bir ürün olduğu belirtildi. 

Halkın ve çeşitli demokratik örgütlerin katılımıyla alternatif olarak düzenlenen, DOĞADER'in de üyesi olduğu Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu, Forum boyunca İstanbul'da onlarca çalıştay ve panel düzenledi. Dünya Su Forumu'nun gerçek amaçlarının ayrıntılı olarak ortaya konduğu panellerde, katılımcılara dünya üzerinde gerçekleştirilen uygulamaların sonuçları anlatıldı ve mücadele edilmezse yaşamı tehdit edecek gelişmelerin yaşanabileceğinin konusunda uyarılar yapıldı.

DOĞADER

Su pazarlığı sona erdi

24 Mart 2009 - Aylarca hazırlıkları yapılan, İstanbul’un bütün ana arterlerine pankartları asılan, milyonlar harcanan 5. Dünya Su Forumu önceki gün sona erdi. 

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=48007

 
Ulaşım araçlarına bindiğinizde cep telefonunuzu kapatın. Print E-mail

Yaşam alanlarımızda maruz kaldığımız Elektro Manyetik Alan (EMA) etkisi, gün geçtikçe hızlanan oranda artıyor.

Cep telefonları, baz istasyonları, yüksek ve orta gerilim hatları, radyo verici antenleri, inferred (ufo) ısıtıcılar, mikrodalga fırınlar, saç kurutma makineleri, kablosuz telefonlar, kablosuz modemler, CRT televizyonlar, CRT bilgisayar monitörleri, floresan lambalar gibi yaşamımızla iç içe olan pek çok aygıt, güçlü birer EMA yayıcısı durumundadırlar.

EMA'lardan kaynaklanan sağlık riski, kaynağa olan uzaklık arttıkça azalmaktadır. Bu nedenle yukarda sayılan aygıtlar arasında olan cep telefonları, çoğunlukla kulağa yaklaştırılarak kullanıldığı için, kaynakla olan uzaklık sıfırlanmaktadır. Cep telefonu kullanırken EMA kaynağıyla teması engellemek için uzmanlar, görüşme sırasında kablolu kulaklık kullanılması gerektiğini önemle vurgulamaktadır.

Bununla birlikte, cep telefonunu hareket halindeki bir taşıt içindeyken kullanılıyorsa, verdiği EMA etkisi birkaç kat artmaktadır.Yolculuk sırasında kapatılmamış bir cep telefonu, yol üzerindeki baz istasyonları ile sürekli bir devretme/devralma ilişkisinde bulunduğu için görüşme yapılmasa bile radyasyon yaymaktadırlar. Annelerin çantalarında bulunan cep telefonlarının yaydığı radyasyon özellikle kucaklarındaki bebek ve çocukları etkilenmektedirler.

Bu nedenle, her ne olursa olsun herhangi bir ulaşım aracına binildiğinde, cep telefonunu kapatmak en doğru davranış olacaktır.

DOĞADER

Cep arabada daha tehlikeli

Hareket halindeki araçta cep telefonu ile konuşmak, 30 dakika oturarak konuşmaktan daha tehlikeli.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/11167858.asp?mnID=11167858

 
Yoğurdun tadı kaçtı Print E-mail

Sağlıklı yaşamın vaz geçilmez besinlerinden biri olan yoğurt üzerinde de şüphe bulutları dolaşmaya başladı.

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yayınladığı bir genelgeyle yoğurttaki protein oranını %4'ten %3'e düşürdü.

Beslenme uzmanları, yapılan yönetmelik değişikliğini fırsat bilen bazı yoğurt üreticilerinin, Çin'de sağlık skandalına yol açan melamin maddesini ülkemizde kullanabileceği uyarısı yapıyorlar.

Evlerde, pastarize (UHT değil) süttün kaynatılıp ılıtıldıktan sonra mayalanarak yapılan geleneksel yöntemle yoğurt en sağlıklısı gibi gözüküyor.

DOĞADER

Yoğurdun tadını kim kaçırıyor

6 Mart 2009 - Tarım Bakanlığı doğal ve verimli üretim için yoğurdun protein ve katkı değerlerini değiştirdi. Ancak, akademisyenler, üretici kesim ve gıda uzmanları bunun melamin gibi tehlikeli katkı maddesi kullanımını artacağı görüşünü savunarak karşı çıkıyor

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.taraf.com.tr/haber/29186.htm

Melamin skandalı ete sıçradı

1 Kasım 2008 - Çin`de 6 bebeğin ölümüne, 60 bine yakın bebeğin hastalanmasına neden olan melamin skandalının etlere de sıçradığı ileri sürüldü.

Haberi okumak için tıklayın.
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=39748

 
«StartPrev12345678910NextEnd»

Page 9 of 20