Banner
Basın Açıklamaları
Basın Açıklaması: DOĞADER Adı Marka Değildir! Şirketlerden Bağış, Destek Almaz! Print E-mail

Basına ve Kamuoyuna;

hilekarDerneğimizin (Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği) kullandığı resmi DOĞADER kısaltması, derneğimizle ilgisi olmayan bazı kişi ya da şirketlerin, ticari çıkarları için kullandığı bilgisi derneğimize ulaşmıştır.

Geçmişten bu güne doğadan yana çalışmalarımızla toplumun gönlünde saygınlık kazandırdığımız DOĞADER adı şimdi, ticari amaçla kullanılmak, kapitalist ve kâr amaçlı çıkarlar uğruna kirletilmek istenmektedir.

“Bursa DOĞADER Doğa Dergisi” adlı yeni kurulan bir şirket, Bursa’da çeşitli şirket ve kurumlara “Fidan Bedeli” adı altında fatura keserek para toplamaktadır. Bu dergi adına gelen kişilere para veren şirketler, derneğimiz DOĞADER olduğunu düşünerek, katkı sağlamak amacıyla para verdiklerini belirtmişlerdir. Kendine ticari çıkar, kâr sağlamaktan başka amacı olmayan ve derneğimizin hedefi ve çalışmalarıyla taban tabana zıt “Bursa DOĞADER Doğa Dergisi” adlı şirketin, derneğimiz DOĞADER ile hiçbir ilgisi bulunmaktadır.

Read more...
 
DOĞADER Adını Kullanan Şirket Print E-mail

Sayın Doğader dostları,

hilekar"Bursa DOĞADER Doğa Dergisi" adlı şirket ve dergi ile derneğimiz DOĞADER'in hiçbir ilgisi yoktur.

Tamamiyle ticari amaçla kurulmuş bu şirket, derneğimizin yıllardır kullandığı DOĞADER adını kullanarak "Fidan Bedeli" adında şirketlerden para toplamakta ve fatura kesmektedir.

Yakında derneğimiz tarafından konu hakkında daha geniş açıklama yapılacaktır.

Lütfen dikkatli olun.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Basına ve Kamuoyuna: Basında Yer Alan Yanıltıcı GDO Haberleri Üzerine Print E-mail

DOĞADER'in de üyesi olduğu ve etkin olarak çalışmalarına katıldığı GDO'ya Hayır Platformu, gıda amaçlı GDO'ların ithalatının geri çekilmesi üzerine basında çıkan bazı haberlere yanıt olarak bir basın açıklaması yaptı.

gdo hp

27.08.2012

Biyogüvenlik Kurulu’nda bilimsel inceleme aşamasında iken, kamuoyu tepkisi karşısında Tüm Gıda İthalatçıları Derneği (TÜGİDER), Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu TGDF) ve Ünak Gıda ve Kimyevi Maddeler San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin gıda amaçlı GDO izin taleplerini geri çekmelerinin hemen ardından bazı gazetelerin bazı köşe yazarları son derece bilgi eksikliği içeren ve gerçekle alakalı olmayan birtakım bilgiler vermek suretiyle halkı yanıltmaya yönelik davranış içerisine girmişlerdir. Köşe yazarlarınca verilmeye çalışılan bilgiler ve açıklamalarımız aşağıda kamuoyu bilgisine ve takdirine sunulmuştur.

Read more...
 
Basına ve Kamuoyuna: Milli Parkıma Dokunma! Print E-mail

kaplikaya vadisi k

Basın ve Kamuoyuna;

28 Temmuz 2012

Milli Parkıma Dokunma!

Milli Parklar, insan müdahalesine izin verilmeyen doğaya bırakılmış alanlardır. Milli park sınırları içinde yerleşim ve konaklama birimi bulunmaz. Milli parklarda korucuların küçük kulübeleri ve askeri bakımdan zorunlu tesislerin dışında başka bina, otel ve tesis bulunmaz. Günübirlik ziyaretler ve kısa süreli çadır kampları dışında milli parklarda turizme izin verilmez, ticari iş ve işlemler yapılmaz. Milli parkları, korucular denetler. Ziyaretçiler, korucuların denetim ve gözetimi altında olduklarının farkındadır.

Milli Parklar Kanunu, yukarıdaki sınırlamaların yanında koyun otlatmayı da yasaklar. Kanun yasaklar ama Bursa’nın ünlü Uludağ Milli Parkı, sanki bu ülkede değildir. Kanun, devlet eliyle uygulanmaz. Devlet organlarının yönlendirmesi ve projelendirmesiyle Milli Parklar Kanunu’na aykırı iş ve işlemler yapılır. Bu haliyle Uludağ Milli Parkı, ülkemizdeki diğer milli parklara kötü örnek haline getirilmiştir. Siyasi iktidar sahiplerinin gözünde bu kötü değil iyi örnektir.

Devleti yönetenler yıllar önce turizm yatırımcılarıyla kol kola Milli Parklar Kanunu’nu deldiler. Uludağ Milli Parkı’nda ruhsatlarında odun deposu, kayak odası gözüken yerlere devasa oteller kurulmasına göz yumdular. Bu ruhsatsız otellere yasalara aykırı da olsa 49 yıllık kullanım izni verdiler.

Kurdun, kuşun suyuna göz diktiler. Uludağ Milli Parkı’nın gözlerden uzak engebeli alanlarında onlarca su kaynağını Milli Parklar Kanunu’na aykırı olarak su şirketlerine kiraladılar. DOĞADER olarak bunların yerlerini belirlerdik. Kaynakların kapatılması için yasal süreci başlattık.

Yetmedi.

Read more...
 
Basına ve Kamuoyuna: Nükleer Santrallerden VAZGEÇİN - Bursa NKP - 12 Haziran 2012 Print E-mail

Bursa_NKP_BA_20120612

DOĞADER'in de üyesi olduğu Bursa Nükleer Karşıtı Platform, nükleer santral konusundaki son gelişmeler ve 16 Haziran 2012 günü Mersin'de yapılacak NKP Kongresini halka duyurmak amacıyla bir basın açıklaması düzenledi. Platform bileşenlerinin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, "Nükleer enerjiden vazgeçin"  teması vurgulandı.

DOĞADER

Basına ve Kamuoyuna;

12 Haziran 2012

NÜKLEER ENERJİDE TÜRKİYE GERÇEĞİ

nukleer_karsiti_basin_aciklamasiDünya genelinde nükleer ile elde edilen enerjiye baktığımızda payının yüzde 6’lar seviyesinde olduğunu görüyoruz. 2011 yılı itibariyle dünyada faal nükleer santral sayısı 443 adet ve yapım aşamasında olan 62 nükleer santral var. Yapım aşamasındaki reaktörlere baktığımızda üretim biçimindeki farklılaşan yapı, emek ve enerji yoğun sektörlerin çevre ülkelere kaydırılması sonucu, enerji yoğun tüketimlerinin de etkisiyle özellikle Rusya, Hindistan ve Çin’ de önemli oranda nükleer santral yatırım planı yapılmakta. Dünya genelinde çok küçük paya sahip olan bu enerji kaynağından elde edilen enerjide yaşanan sorunlar, ortaya çıkan sağlık, çevresel ve mali tablo çok ağır olurken, bu enerji kaynağı kullanılmadığı durumda  kazanımlar çok büyük olacaktır.

Nükleer Santrallere itirazlar Kirli Teknoloji, Yüksek Maliyetler, Kaza Riskleri, Dışa Bağımlılık, Kaynak sorunu, Atık sorunları başlıklarında toplanmakta.

Geç Olmadan Nükleer Santral Kurma Israrından Vazgeçin,

26 Nisan 1986 gecesi, Ukrayna ve Beyaz Rusya sınırında Çernobil Nükleer Enerji Santrali‘nin 4. Reaktörü‘nde gerçekleşen patlama sonrası radyoaktif bulut, ağır ağır bölgenin üzerine yayılmıştı. Açığa çıkan radyasyon Dünya Sağlık Örgütü‘nün (WHO) açıklamalarına göre Hiroşima ve Nagazaki‘ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat fazlaydı.

Geçen yıl Japonya‘da gerçekleşen Fukuşima Nükleer Santral Kazası‘nın seviyesi Japon Nükleer Güvenlik Ajansı tarafından Çernobil Felaketi‘nin seviyesi olan 7. seviye olarak açıkladı. Çernobil Nükleer Santral Kazası‘ndan tam 25 yıl sonra, Çernobil büyüklüğünde bir kaza gerçekleşmiş oldu. Onca para, teknoloji, onca şirket Fukuşima‘da olan şeyi öncesinde hesaplayamamıştı. Bugün insanlık dünyanın dört bir yanına yayılmış nükleer santrallerin birinden kaza haberi gelecek diye diken üstünde.

Read more...
 
Basına ve Kamuoyuna: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Bildirisi - DOĞADER Print E-mail

dogader logo kucuk

Basına ve Kamuoyuna;

5 Haziran 2012

5 Haziran Günü “Dünya Çevre Günü” olarak kabul edilmiştir. Her zaman olduğu gibi 2012 yılının 5 Haziran gününde de çevre adına pek çok etkinlikler düzenlenecek. Mücadele değil, şenlik boyutunda olan bu etkinliklerin çoğu amacından saptırılmış, çevre korumasına hizmet etmeyen, toplum bilincinde yanılsama yaratmaya aday etkinlikler olacak!

Gereksiz tüketilen her türlü ürünün, enerji israfına ve gereksiz kirliliğe neden olduğu bildiği halde  “Satışımı nasıl daha fazla arttırırım?” kaygısında olan pek çok şirket, aslında nasıl çevreci olduklarını! kanıtlamaya çalışacak!

Su tasarrufunu öne çıkarmak isteyen “bulaşık makinesi” üreticisi, makine kullanıldığında ortaya çıkan enerji gereksinimin küresel ısınmanın asıl nedeni olduğundan asla bahsetmeyecek.

Read more...
 
Basına ve Kamuoyuna: Mermer Ocağı, Başköy'den Daha mı Değerli? 1 Haziran 2012 Print E-mail

Basına ve kamuoyuna;

1 Haziran 2012

baskoy_eylem_201205Bursa Valisi Sayın Şahabettin Harput, 31 Mayıs 2012 günü Bursa yerel gazetelerine verdiği demeçte, köylerindeki içme suyunu kirleten mermer madenine karşı bir süredir eylemler yapan Başköylülere yönelik açıklamalarda bulundu.

Suyu içilmeyecek düzeyde kirleten mermer madeni işletmesinin yaptığı anlaşmalar nedeniyle üretimini sürdürmek zorunda olduğunu savunan Vali Harput, köye arıtma tesisi yaparak suyu arıtacaklarını açıklamalarına ekledi.

Vali Harput’un açıklamaları, kapitalizm özgün organlarından biri olan piyasaların toplumu egemenliği altına alması ve siyasi erk kanadında piyasa çıkarlarının, toplumun çıkarlarından üstün tutulmasının açık bir kanıtıdır.

Bursa Valisi Şahabettin Harput, mermer ocağının ticari çıkarlarının, yüzyıllardır temiz akan Başköy’ün içme suyu ve bu suyla yaşamını sürdüren köylülerden daha değerli olarak mı görmektedir?

Vali Harput, mermer ocağının ticari çıkarları zedelenmemesi için, halkın vergileriyle yaptırılacak ve işletilecek su arıtma tesisi ve su kaynağı arama çalışmalarına halkın parasını harcamayı nasıl göze alabilmektedir?

 

Read more...
 
Dağyenice tarımsal amaçlı planlanmıştı, Turizm için değil - İtirazımız var DOĞADER Print E-mail

dagyenice_goletiDağyenice, devlet tarafından tarımsal öncelikler düşünülerek planlandı. Tarım arazileri üzerinde toplulaştırma ve sulama göleti yapıldı. Amaç, hızla artan nüfusa besin sağlamaktı.

Aynı devlet şimdi, toplumun bütünü düşünülerek yapılan bu planları yok sayarak Dağyenice'yi turizme açmak istiyor. 20 km uzaktan termal su taşınarak, orman ve tarım alanları üzerine ve sulama amacıyla yapılan göletin çevresine, tatil köyleri kurulmak isteniyor. Doğal ve tarım alanları, birkaç kişiye rant sağlama uğruna yok ediliyor.

Olumsuzluklar barındıran Dağyenice turizm planına itirazınızı ilettik.

DOĞADER

11 Mayıs 2012

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 05.04.2012 tarihli kararıyla onaylanan ve 13.04.2012 – 14.05.2012 tarihi arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde askıya çıkartılan, Bursa Dağyenice Termal Turizm Merkezi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı derneğimiz (DOĞADER – Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği) tarafından askı süresi içerisinde incelenmiştir.

DOĞADER tarafından yapılan değerlendirmede, 1/100.000 ölçekli 2020 Yılı Bursa Çevre Düzeni Planı’nda sözü geçen bölge “orman alanı”, “tarımsal niteliği korunacak alan” ve “özel mahsül alanı” olarak gözükmekte olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Plan Notlarında, Bursa ovalarının toprak sınıfına bakılmaksızın korunacağı, toprak sınıflarındaki tarımsal verimliliğin arttırılması için çalışmaların yapılmasının hedeflendiği anlaşılmıştır. Planlanan turizm alanının uygulanması durumunda, 1/100.000 ölçekli 2020 yılı Bursa Çevre Düzeni Planı ve plan notlarına aykırı olarak orman ve tarımsal alanları yok edileceğice anlaşılmıştır. Ayrıca zaman içersinde arazi çevresinde yeni yapılaşma ve rekreasyon alanlarının oluşmasını teşvik edeceği de öngörülmüştür.

Read more...
 
«StartPrev12345678910NextEnd»

Page 3 of 15