Banner
Küresel İklim Değişikliği ve Keles Kozağacı Termik Santrali ihalesinden ilginç gelişmeler Print E-mail

Basına ve kamuoyuna,

Havadaki karbondioksit oranının artışı, küresel iklim değişikliğinin başlıca nedeni olduğunu artık hepimiz biliyoruz.
Havaya bırakılan karbondioksitin büyük çoğunluğu, enerji üretimi (kömür ve doğalgazın yanması) sırasında ortaya çıkmaktadır.

Küresel iklim değişikliğinin etkileri kendini daha güçlü hissettirdiği halde Türkiye, dünyada karbondioksit salınımını en hızlı arttıran ülke konumundadır. Ülkemizde termik santrallerin elektrik üretimindeki payı, son 3 yılda %12 arttı. Yeni ihaleler, bu artışın süreceğini gösteriyor.

Yapılan araştırmalara göre küresel iklim değişimin etkileri bütün ülkelerde aynı olmayacaktır. Türkiye, bu değişikliğin en yoğun etkileneceği ülkeler arasındadır. Ülkemizin güney ve doğu kesimleri giderek artan bir hızda kuraklaşacak ve çölleşecektir.

Türkiye, geleceğini şimdiden kurtarmak için, küresel iklim değişikliğine karşı en yoğun önlemleri alan ülke olması gerekirken, akıl almaz savlarla kömüre ve doğalgaza dayalı enerji üretimini arttırmaktadır.
Bu ihalelerle ilgili bir örneği sizlere aktarmak istedik. İlginç gelişmeler, ihalenin yasallığını tartışılır duruma taşımıştır.

Yeni termik santral ihalelerden biri geçen yıl Bursa Keles için yapıldı. Keles Kozağacı Vadisinde ihale edilen termik santral, yöre köylüsünün tepkisiyle karşılaşınca, yüklenici firma ihalenin iptal edilmesini istedi. Enerji Bakanlığı, iptal isteğine karşı çıkıyor. Son olarak, ÇED – Çevre Etki Değerlendirme raporu alınması gündeme geldi. ÇED raporu alınamazsa, ihalenin iptal edilebileceği bildiriliyor. Yüklenici firma ÇED Raporu için masrafa neden olacağı, olumsuz olması durumunda zarar göreceklerini öne sürüyor.
İhale öncesi ÇED raporunun neden alınmadığı konusundaki soruya, TKİ Genel Müdürü Selahattin Anaç bakın nasıl yanıt veriyor. "Bizim idare olarak genel uygulamamız böyle. Her yerde önce ihaleyi yapıyor, sonra ÇED Raporu almak için başvuruyoruz.  Ama ilk kez Kozağacı'nda halkın tepkisi nedeniyle sorun çıktı." Ortaya çıkan yeni gelişmeler bunu yasadışı bir uygulama olduğunu ortaya çıkardı.

TKİ Genel Müdürü Selahattin Anaç, sözünü biz şöyle yorumluyoruz. "Doğaymış, çevreymiş bunlar bizim pek ilgilendiğimiz konular değil. Kimse karşı çıkmadığı için ÇED Raporu birçok yerde gerekmiyor bile. Bu nedenle ihale öncesi ÇED Raporunla filan ilgilenmiyoruz. Ancak Kozağacı'ndaki köylüler sorun çıkardı. Yüklenici firma ÇED raporunu alsın gerisi kolay…"

Son gelişmeler, içine düşülen durumu daha da ilginç duruma getirdi. ÇED Genel Müdürü Osman Tüzün "ÇED raporu alınmadan ihale yapılmışsa o ihale iptal edilir. Böyle bir durumda kanunen ÇED raporu verilmesi mümkün değil" diyor.

İnanılır gibi değil. TKİ Genel Müdürlüğünün ihale öncesi ÇED raporu alınması gerektiğinin bilmemesine olanak yok. Bunu bile bile yasadışı biçimde ihaleye çıkıyor. Son duruma göre ortada yasallığı tartışılır bir ihale var. Buna karşın TKİ Genel Müdürü, neden hala yüklenici firmadan ÇED raporu alınmasını istiyor?

Ortaya çıkan bir başka sonuçta şu; Kozağacı köylüleri, topraklarını savunmak için tepkilerini ortaya koymasalardı, bu güne kadar termik santralin yapımına başlanacaktı.  Kozağacı köylüleri, DOĞADER ve diğer derneklerin desteğiyle topraklarını savunması, olası bir yanlışlığın önüne geçilmesinde etkili oldular. Kozağacı köylüleri, giriştikleri eylemlerle her türlü övgüyü hak ediyor.

Bu yıl küresel iklim değişikliğinin etkisini güçlü hissettik. Sorunu çözümü, başta nükleere bataklığına bulaşmadan, kömür ve doğalgaza dayalı enerji kaynaklarından vazgeçmekten geçiyor. Oysa AKP Hükümeti döneminde, çevre ve doğal alanlara yönelik saldırıların hızlı bir tırmanışına ve bu saldırılara yasal kılıf hazırlama girişimlerine tanık olduk. Bunun da ötesinde, mahkeme kararlarının uygulanmaması gibi kanunda yeri olmayan yaptırımlarla da karşılaşıldı. Doğayı, tarımı ranta ve piyasaların sınırsız egemenliğine ve talanına açan bu anlayışın karşısında hep birlikte bir şeyler yapmanın zamanı gelmiştir artık.

DOĞADER, doğa ve çevre sorunlarının engellenmesi için yürüttüğü mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir. Bu konuda en büyük desteğini, üyelerinden, çevre dostlarından ve birlikte çalıştığımız demokratik kitle örgütlerinden alan DOĞADER, ülke yöneticilerini ve diğer adayları zaman daha da geç olmadan;

  • Çevre ve doğa konusundaki duyarlılıklarını arttırmaları
  • Bozuk orman alanlarını satmak yerine yeniden ormana kazandırmaları
  • Orman varlığını daha da arttırmak için kararlı çalışmalar yürütmeleri

konusunda uyarmaktadır.
 
DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği