Şu anda 10 konuk çevrimiçi
Dağyenice tarımsal amaçlı planlanmıştı, Turizm için değil - İtirazımız var DOĞADER

dagyenice_goletiDağyenice, devlet tarafından tarımsal öncelikler düşünülerek planlandı. Tarım arazileri üzerinde toplulaştırma ve sulama göleti yapıldı. Amaç, hızla artan nüfusa besin sağlamaktı.

Aynı devlet şimdi, toplumun bütünü düşünülerek yapılan bu planları yok sayarak Dağyenice'yi turizme açmak istiyor. 20 km uzaktan termal su taşınarak, orman ve tarım alanları üzerine ve sulama amacıyla yapılan göletin çevresine, tatil köyleri kurulmak isteniyor. Doğal ve tarım alanları, birkaç kişiye rant sağlama uğruna yok ediliyor.

Olumsuzluklar barındıran Dağyenice turizm planına itirazınızı ilettik.

DOĞADER

11 Mayıs 2012

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 05.04.2012 tarihli kararıyla onaylanan ve 13.04.2012 – 14.05.2012 tarihi arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde askıya çıkartılan, Bursa Dağyenice Termal Turizm Merkezi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı derneğimiz (DOĞADER – Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği) tarafından askı süresi içerisinde incelenmiştir.

DOĞADER tarafından yapılan değerlendirmede, 1/100.000 ölçekli 2020 Yılı Bursa Çevre Düzeni Planı’nda sözü geçen bölge “orman alanı”, “tarımsal niteliği korunacak alan” ve “özel mahsül alanı” olarak gözükmekte olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Plan Notlarında, Bursa ovalarının toprak sınıfına bakılmaksızın korunacağı, toprak sınıflarındaki tarımsal verimliliğin arttırılması için çalışmaların yapılmasının hedeflendiği anlaşılmıştır. Planlanan turizm alanının uygulanması durumunda, 1/100.000 ölçekli 2020 yılı Bursa Çevre Düzeni Planı ve plan notlarına aykırı olarak orman ve tarımsal alanları yok edileceğice anlaşılmıştır. Ayrıca zaman içersinde arazi çevresinde yeni yapılaşma ve rekreasyon alanlarının oluşmasını teşvik edeceği de öngörülmüştür.

Bununla birlikte, projeye alanı içinde kalan bölge için Bakanlar Kurulu’nun 31.07.2000 tarih ve 2000/1305 sayılı Bazı Yerlerde Arazi Toplulaştırması Yapılması Hakkında Kararı’nda tarım arazileri üzerinde arazi toplulaştırması yapıldığı belirlenmiştir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı resmi internet sitesinde, nüfusun hızla artması ve bunları beslemeyi gerektiren zorunluluklar, tarımsal üretimi de buna paralel artırma ihtiyacını doğurduğunu belirterek sınırlı toprak kaynaklarının istenilen düzeyde tarımsal üretim artışı amacıyla arazi toplulaştırması yapıldığını belirtmektedir.

Bursa İl Özel İdaresi 2005 yılında yine tarımsal sulama amacına hizmet etmek üzere 2005 yılında 312176 TL bedelle Dağyenice Göleti yaptırmıştır.

Anlaşılacağı üzere devlet proje alanı içinde yer alan bölgeyi tarım alanı olarak planlamış, nüfus artışını da öngörerek tarım alanlarını toplulaştırmış ve sulama göleti yapmıştır. Şimdi sözü geçen bölge üzerine tüm gelecek öngörüleri ve yapılan yatırımlar red edilerek turizm plan değişikliği ilan edilmiştir. Bursa Valisi Sayın, Şahabettin Harput, yerli ve yabancı yatırımcıların talepleri doğrultusunda bu projenin geliştirildiği yönünde basına açıklamalarda bulunmuştur. Buradan toplumun bütünü ve geleceği düşünülerek devletin yaptığı plan ve yatırımların, bazı kişi ve kurumlara rant sağlamak amacıyla değiştirildiği anlaşılmaktadır.

Planlanan turizm alanı içinde orman alanı da bulunmaktadır. Ormanlar, barındırdığı canlı çeşitliliği ile dünya üzerindeki yaşamın sürekliliği için vazgeçilmez alanlardır. Bununla birlikte ülkemizdeki orman varlığı ilgili bir Bakanlık olmasına rağmen yeterince korunamamakta, 25-30 yılda bir orman niteliğini kaybetmiş alanlar için 2/B türü yasalar çıkartılmaktadır. Uygulanması planlanan bu turizm projesi, büyük bir kaygısızlıkla orman alanı içinde tasarlanarak devlet eliyle 2/B alanları yaratılmak istenmektedir. Projenin gerçekleşmesi durumunda, kalan orman alanın çeşitli gerekçelerle yasal ya da yasadışı işgalleri teşvik edecektir.

Turizm projesi için öngörülen sıcak termal suyun 20 km uzaklıktaki Bursa merkezinden getirilmesi de ayrı bir inceleme konusundur. Bu kadar uzaktan getirilecek suyun geçeceği güzergahta, orman ve tarım alanları üzerinde yeni tahribatlar yaratabileceği öngörülmüştür. Termal suyun sıcaklığını korunamayacağı yeniden enerji verilerek ısıtılması gibi uygulamalar söz konusu olabilecektir.

Henüz onaylanmamış bir proje için başlatılan kamulaştırma ve yol çalışması ise devlet kaynaklarının sonucu, kesin olmayan bir uygulama için harcandığının açık kanıtıdır. Devlet eliyle yapılan bu tür yanlış uygulamalar, özel işletmeler için kötü örnek olmaktadır.

Proje ile ilgili, ÇED – Çevre Etki Değerleme süreci konusunda Derneğimizce yapılan araştırma bir sonuca ulaşılamamıştır. Bu konuda ilgili kamu kurumlarından “bilgi edinme” çerçevesinde araştırmamız Derneğimiz tarafından sürdürülecek, hukuksal eksiklikler görülmesi durumunda yasal yollara başvurulacaktır.

Yukarıda belirtilen gerekçeler nedeniyle, 13.04.2012 – 14.05.2012 tarihi arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde askıya çıkartılan, Bursa Dağyenice Termal Turizm Merkezi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’ne itiraz eder, itirazımızın Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce değerlendirilmesini arz ederiz.

DOĞADER - Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
HES Terörü Gelivela'yı da vurdu

gelivela_hesAdı türkülere konu olan Gelivera köyü artık yok. Anadolu'nun yüzlerce köyünde olduğu gibi Gelivera köyünde de HES dramı yaşanıyor. İşte Gelivera köylülerinin ağzından HES terörü.

DOĞADER

Koyverduk seni 'Gelivera'

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1086889&CategoryID=77

4 Mayıs 2012 - Adı türkülerde geçen Gelivera Köyü baraj sularına gömüldü. Dava açan köylüler bir yandan eşyalarını yükseklere çıkarma derdinde.

Devamını oku...
 
Akkuyu Nükleer Santral Yapılacağı Bölgede DEPREM

nukleer_karsiti_basin_aciklamasiSon Dakika:

Akkuyu nükleer santralinin yapılacağı bölgeye çok yakın olan Yeşilovacık beldesinde, 3 Mayıs'ta saat 09.25 civarında 4.00 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem Gülnar,Büyükeceli ve çevre köylerde hissedildi.

Mersin Nükleer Karşıtı Platformu, konuyla ilgili olarak 4 Mayıs Cuma günü saat 13.00'te Mersin Gazeteciler Cemiyetinde bir basın açıklaması yapacaktır.

 
Aliağa'da 7 Termik Santrale Karşı

termik_aliaga_ba_201205061990 Yılında Aliağa'dan İzmir'e kadar binlerce insanın oluşturduğu insan zinciri ile durudurulan termik santral yerine bugün 7 tane yapılmak isteniyor. Mevcut hali ile yaşanmaz şekilde hava kirliliği yaşayan Aliağa'da, daha fazla kâr için yaşam alanlarımızı yok ediyorlar. Enerji açığı olduğu gerekçesi ile neredeyse her yer HES, RES, Termik santral ve Nükleer Santrallar için doğal, kültürel sit, tarım arazisi vs. demeden sermayenin talanına açılmış durumda.

1 Milyon İzmirli termik santrallere şarkılarla direniyor!
6 Mayıs günü Hıdrellez ateşini yakıp termik santral ateşini söndürmek için Aliağada’yız.
Gün boyunca sürecek şenliğimize tüm insanlık davetlidir.

Daha fazla kar için doğamızın, emeğimizin kısaca yaşamımızın sömürüsüne karşı,

6 Mayıs 2012 Pazar Saat 13.00 İzmir Aliağa Cumhuriyet Meydanı

1 Milyon İzmirli Termik Santrale Karşı Platformu

 
1 Mayıs Bildirisi DOĞADER (1 Mayıs 2012)

1 mayis1Bugün, 1 Mayıs,
Bugün İşçinin ve Emekçinin Bayramı
Bugün Halkların Kardeşliğinin Bayramı

Emeğin sahipleri,
üretici güçler,
maaşıyla geçimini sağlayan emekçiler,
Bayramımız Kutlu Olsun.

Kapitalizmin,
aç gözlü sermayenin yarattığı krizi,
ekolojik krize,
yaşam alanları üzerinde travmaya
dönüştürdüğü bir dönemde
daha büyük bir kararlılık
daha geniş bir özlemle 1 Mayıs’ı kutluyoruz.

Var olmak için
daha çok büyümek,
daha çok üretmek ,
daha çok tüketmek,
daha çok tükettirmek
zorunda olan kapitalizm,

daha çok enerji,
daha çok su,
daha çok maden talebini;
doğayı metalaştırarak ve
talan politikaları uygulayarak
ulaşmaya çalışıyor.

Yıkımın taşeronu AKP,
ihanet kanunlarına yenilerini ekleyerek,
toplumu ve yaşamı karanlık bir geleceğe sürüklüyor.

Sermayenin insafsız saldırılarına,
yaşam alanlarındaki yıkıma karşı
kadını, erkeği, çocuğuyla
direniş çadırlarında nöbet tutan yöre halkları
toprağını, suyunu, havasını, vatanını savunuyor,

var olmak için yok etmekten çekinmeyen kapitalizm,
toplumun bilincinde bir kez daha mahkum oluyor,

kapitalizm için kaçınılmaz son
bir adım daha yaklaşıyor.

DOĞADER, 
direnen yöre halklarıyla birlikte
yaşamı savunuyor.

DOĞADER’le birlikte,
emek ve ekolojinin birlikteliği ve özgürleştirilmesi adına,
doğayla uyumlu,
eşit ve paylaşımcı bir yaşamı yaratmak için

DİRENİŞ…   İSYAN…   ZAFER…

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Biz doğayı, çocuklardan emanet aldık 23 Nisan 2012

 

 

 Çocuklar,

Sizden emanet aldığımız doğayı korumak ve
sizler için doğayla uyumlu bir yaşamı
yaratmak  için çalışıyoruz.

Temiz bir doğa,
Barış dolu bir yaşam dileğiyle...

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Basın Açıklaması: Yaşam Alanlarımıza, Bilim İnsanlarımıza Sahip Çıkıyoruz

ba_sthp_k_20120411  ba_sthp-2_k_20120411

DOĞADER'in de üyesi olduğu "Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu"'ndan Prof. Dr. Beyza Üstün'ü hedef gösteren, AKP Hükümeti Orman ve Su Bakanı Veysel Eroğlu'nun açıklamalarına karşı bir basın açıklaması düzenlendi.

DOĞADER, kapitalist saldırıya yılmadan direnebilen ender akademisyenlerden biri olan Prof. Dr. Beyza Üstün ve onun gibi bu yolda yılmadan ilerleyen bilim insanlarımızın her koşulda yanında yer alacaktır.

DOĞADER

11 Nisan 2012

HEM YAŞAM ALANLARIMIZA HEM BİLİM İNSANLARIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ!

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu Cumhuriyet gazetesi aracılığı ile halkın ve doğanın dostu olan bir öğretim üyesini savcılığa, YÖK’e ve Üniversiteye şikâyet edeceğini açıkladı. Bakan bu beyanı ile sadece Bilim insanlarını, bilirkişileri tehdit etmekle kalmıyor akademiye duruş ve görev tanımlıyor. Mahkemelere, Üniversitelere ve YÖK e gereğini yaptırabilecek güç ve yetkide bulunduğunu ve gereğini yaptıracağını ilan ediyor. Bu söylem ve girişimle korku yaratmaya; halkın ve doğanın yanında yer alan, bilgisini halkla paylaşan az sayıda, onurunu sermayeye satmamış öğretim üyelerine boyun eğdirmeye, sermayeye karşı açılan davalarda verdikleri raporlarla yürütmenin durdurulmasına ve iptaline neden olan bilirkişileri yıldırmaya çalışıyor. HES karşıtlarını; “Seyyar gruplar” olarak nitelendiren, “enerji şirketlerinin yönlendirildiği”, “dış güçlerce desteklendiği”ni iddia ettiği girişimler olarak lanse etmeye çalışan Eroğlu, Anadolunun her yerinde yaşam alanlarını ve yaşamlarını korumak için verilen halk mücadelesine de hakaret ediyor, halkı ve mücadeleyi karalıyor.

Devamını oku...
 
«BaşlatÖnceki12345678910SonrakiSon»

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL